Lupus Tedavisi


Lupus nasıl geçer? Lupus hastalığının herhangi bir tedavisi mevcut değildir. Uygulanan tedavi ise ilaçların kombinasyonu ve yaşam tarzı değişiklikleri ile belirtileri yönetme üzerine odaklanmaktadır. Tedavinin ne kadar etki ettiğini belirlemek ve potansiyel yan etkileri izlemek için düzenli olarak doktor ziyaretleri ve laboratuvar testleri gereklidir. Tedavinin başlangıcında, doktor ziyaretleri ve gözlemler daha sık gerekli olabilir. Hafif lupus tedavisi doktor tarafından her 6-12 ayda bir kontrol edilmelidir. (1)

Lupus tedavisinde kullanılan ilaçları şu şekilde açıklamak mümkündür:

  • Non Steroid Antienflamatuar İlaçlar

Lupus hastası olan birçok kişi eklem ağrısı ve şişlik tedavisine yardımcı olması için non steroid antienflamatuar ilaçlar almaktadır. Aspirin, naproksve ibuprofen gibi non steroid antienflamatuar ilaçlar eczanelerden satın alınabilir, ancak daha güçlü ilaçlar için bir reçete gereklidir.

  • Kortikosteroidler

Prednizon gibi kortikosteroid ilaçlar iltihaplanmayı azaltmada etkili olabilmektedir. Birçok yan etkileri nedeniyle, mümkün olan en düşük doz, en kısa sürede kullanılmalıdır.

Genellikle bir kortikosteroid ağızdan bir hap veya sıvı olarak alınmaktadır. Bununla birlikte, bazı formlar eklem ya da kas içine enjeksiyon olarak ya da damara IV şeklinde verilebilir. Steroidleri almayı aniden durdurmak yerine yavaşça durdurmak önemlidir. (2)

  • Hastalığı Modifiye Eden Antiromatizmal İlaçlar

Bu ilaçlar sadece belirtileri tedavi etmekle kalmamaktadır. Hastalığın seyrine etki edebilmektedir. Hastalığı modifiye eden antiromatizmal ilaçlar genellikle non steroid antiinflamatuar ilaçlarla birlikte kullanılmaktadır. Sıklıkla hidroksiklorikin reçete edilmektedir. Bazı insanlarda görme değişikliklerine neden olabilir, bu nedenle düzenli görme muayeneleri yaptırmanız çok önemlidir. Hidroksiklorikin lupus alevlenmelerini önlemede etkilidir. (3)

  • Lupus Hastalığına Özel Spesifik İnhibitörler

Belimumab bu tür bir ilaçtır. 2011 yılında 50 yıldır lupus tedavisinde kullanılan ilk ilaç olarak onaylanmıştır. Lupus hastalığı olan insanlarda oto-antikorları bastırmaktadır. Lupus sahibi olan bazı insanlara yardım edebilmesine rağmen, uzun vadeli etkinliğini ve güvenliğini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. (4)

  • İmmünosüpresif Ajanlar / Kemoterapi

İlerlemiş olan lupus vakalarında, azatioprin, metotreksat ve siklofosfamid gibi ilaçlar bağışıklık sistemini baskılamak için kullanılabilmektedir. Bu tür tedaviler organ hasarını önlemeye yardımcı olabilir. Diğer yandan, kadınlarda doğurganlığa etki edebilecek kadar ciddi yan etkilere de sahip olabilmektedir. İmmünosüpresif tedaviler uygulanan hastaların bir doktor tarafından yakından takip edilmesi oldukça önemlidir. (5)

Alternatif Tedavi Yöntemleri

Lupus tedavisine yardımcı olabilecek alternatif terapiler şunlardır:

  • Balık yağı, D vitamini veya dehidroepiandrosteron (DHEA) gibi besin takviyeleri,
  • Kayropraktik tedaviler
  • Yoga
  • Masaj
  • Akupunktur
  • Meditasyon

Lupus hastası olan bazı insanlar alternatif tedavi yöntemlerinin faydalı olduğunu düşünse de tıbben bunların etkinliği henüz kanıtlanmamıştır. Alternatif bir terapi denemeden önce doktorunuzla konuştuğunuzdan emin olun. Doktorunuzla konuşmadan tedavi planını durdurmayın veya değiştirmeyin. (6)

Lupus Ameliyatı

Lupus hafif veya orta şiddette belirtilerini tedavi etmek için cerrahi kullanılmaz. Fakat kalıcı, hayatı tehdit eden böbrek hasarına sahip insanlar için düşünülebilir. Ciddi yan etkilere sahip yüksek dozda ilaçlarla uzun vadeli tedavi sürdürülmek yerine, böbrek nakli veya böbrek diyalizi yapılabilir. (7)

Lupus İçin Hangi Doktora Gidilir?

Lupus tanısı ve tedavisi için Romatoloji ve fizik tedavi uzmanlarına başvurabilirsiniz. (8)

Lupus Nedir?

Lupus, vücudun bağışıklık sisteminin kendi dokularına ve organlarına saldırdığında oluşan sistemik bir otoimmün hastalıktır. Lupus hastalığından kaynaklanan iltihaplanma eklemler, cilt, böbrekler, kan hücreleri, beyini, kalp ve akciğerler gibi birçok farklı vücut sistemini etkileyebilmektedir.

Lupus tanısı konması oldukça zor bir hastalıktır, çünkü belirtileri sıklıkla diğer rahatsızlıklara benzetilmektedir. Lupus hastalığının en belirgin işareti ise her iki yanakta da açılan kelebeğin kanatlarını andıran yüz döküntüsüdür. Birçok lupus vakasında görülen bir belirti olmasına rağmen, hepsinde ortaya çıkmamaktadır.

Bazı insanlar, enfeksiyonlar, bazı ilaçlar ve hatta güneş ışığı ile tetiklenen lupus gelişim eğilimi ile doğmaktadır. Lupus hastalığının herhangi bir tedavisi bulunmamaktadır. Uygulanan tedaviler belirtileri kontrol etmeye yardımcı olabilmektedir. (9)

Lupus Belirtileri

Lupus belirtileri, lupus her alevlendiğinde ortaya çıkmakta ve belli bir süre sonra ise ortadan kaybolmaktadır. Bu belirti içermeyen döneme remisyon dönemi denmektedir. Lupus başlangıcı hafif veya şiddetli olabilmektedir.

Lupus nasıl anlaşılır? Lupus aşağıdaki gibi çeşitli belirtilere neden olabilmektedir:

  • Eklem ağrısı, şişme ve kızarıklık (genellikle parmaklar ve bilekler etkilenir)
  • Burun ve özellikle yanaklarda döküntüler (kelebek döküntüsü olarak da bilinir)
  • Ateş
  • Kilo kaybı
  • Kalp ve akciğer iltihabı nedeniyle göğüs ağrıları (serozit)
  • Öksürük ve nefes darlığı sorunları
  • Güneş ışığına karşı duyarlılık
  • Açıklanamayan yorgunluk
  • Raynaud fenomeni (parmaklar ya da ayak parmaklarının soğuğa maruz kaldığında mavi, sonra beyaz, daha sonra kan akışı normale döndüğünde kırmızı ve sıcak olması durumu)
  • Saç kaybı
  • Baş ağrısı
  • Kafa karışıklığı
  • Kararsız duygular (kararsız ve kontrolsüz duygular veya ruh hali değişiklikleri) (10)

Lupus Nedenleri

Lupus neden olur? Lupus otoimmün bir hastalıktır. Yani, bağışıklık sistemindeki problemlerden kaynaklamaktadır. Sağlıklı bir bağışıklık sisteminde, sistem bakteri veya virüs gibi bulaşıcı bir tehlikenin varlığını tespit ettiğinde, beyaz kan hücreleri ve antikorları göndermektedir.

Lupus hastalarında, bağışıklık sistemi tarafından salınan antikorlar, sağlıklı dokulara, hücrelere ve organlara saldırmaya başlamaktadır. Çoğu uzman lupus hastalığının birden fazla nedeni olduğunu düşünse de, hastalığın kesin nedeni henüz bulunamamıştır. Hastaları bu duruma daha duyarlı hale getiren birtakım hormonal, genetik faktörler ve çevresel faktörler olduğu düşünülmektedir. (11)