İnsülin Direnci Nedir?


İnsülin, vücudun hücrelerini açmaya yardım eden pankreas tarafından üretilen bir hormondur. Böylece tüketilen gıdalardan alınan şeker olan glikoz, enerji için hücreler tarafından kullanılabilmektedir.

İnsan vücudu ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli insülin üretmeyebilmektedir, bu nedenle de, glikoz hücrelere girememektedir. Glikoz kan dolaşımında kalmakta ve kandaki glikoz seviyelerinin artmasına neden olmaktadır. Birçok durumda, kişi aslında yemekte yediği besin miktarını enerjiye dönüştürmek için ihtiyaç duyabileceğinden daha fazla insülin üretebilmektedir.

Vücuttaki hücreler insülinin etkilerine karşı dirençli olduğundan, pankreas aslında daha fazla insülin üretmek için fazla çalışmaktadır. Temel olarak hücreler, kan dolaşımındaki insülin varlığına rağmen, kandaki glikozun hücrelere yeterince girmesine izin vermemektedir. (1)

İnsülin direncinin neden olduğu henüz tam olarak bilinmemektedir. Çoğu çalışmaya göre, insülin direnci hücrelerin kilidini açma sürecine müdehale eden birçok farklı kusurdan kaynaklanmaktadır.

Tip 2 diyabet için kullanılan ilaçlar, kandaki glikoz kontrolünün geliştirilmesine yardımcı olmaktadır ve bu nedenle de, insülin-hücre etkileşiminin farklı bölümlerine odaklanmaktadır. Bazı ilaçlar, daha fazla insülin üretmek için pankreası uyarmaktadır. Diğerleri ise insülin direnci üzerinde çalışarak vücudun insülini doğru şekilde kullanmasını sağlamaktadır. Fiziksel aktivite, vücudun insülin direncini azaltarak insülin kullanma yeteneğini geliştirmektedir, bu nedenle insülin direnci yönetiminde fiziksel aktivite içinde olmak son derece önemlidir. (2)

İnsülin Direnci Belirtileri

İnsülin direnci başlangıcında, herhangi bir belirti ortaya çıkmayabilmektedir. Belirtiler genellikle, daha yüksek kan şekeri seviyeleri gibi ikincil etkilere yol açması sonucu yaşanmaya başlanmaktadır. İnsülin direnci nasıl anlaşılır? Belirtiler şunlar olabilmektedir:

  • Yorgunluk
  • Açlık
  • Konsantre olmada zorluk çekme

İnsülin direnci olan kişilerde sıklıkla görülen diğer belirtiler ise şöyle sıralanmaktadır:

  • Kilo alma (özellikle, göbek ve bel bölgesi)
  • Yüksek tansiyon
  • Yüksek kolesterol seviyeleri

İnsülin direnci sonucu prediyabet veya tip 2 diyabetin gelişmesi durumunda, kan şekeri seviyeleri artmakta ve daha çok tip 2 diyabetin klasik belirtileri yaşanmaya başlanmaktadır. (3)

İnsülin Direnci Nedenleri

İnsülin direncinin kesin nedeni hala tam olarak bilinememektedir, ancak buna rağmen, hangi faktörlerin insülin direncinin gelişmesine yol açabileceği iyi bilinmektedir.

İnsülin direnci neden olur? Aşağıdaki faktörlerin biri veya daha fazlası geçerli olduğunda, genellikle insülin direnci gelişebilmektedir:

  • Aşırı kilolu veya obez olma
  • Yüksek kalorili diyet, yüksek karbonhidrat veya yüksek şekerli diyetle beslenmek
  • Hareketsiz bir yaşam tarzı veya fiziksel aktivite eksikliği
  • Uzun bir süre boyunca yüksek dozda steroid almak
  • Kronik strese sahip olmak
  • Cushing hastalığı veya polikistik over sendromu hastası olmak

Aşağıda sıralanmış olan koşulları taşıyan kişilerde insülin direncinin ortaya çıkabildiği gözlemlenmiştir:

  • Kanda dolaşan yüksek düzeyde insülin
  • Karaciğer ve pankreasta depolanan aşırı yağ
  • Yüksek inflamasyon seviyeleri (4)

İnsülin Direnci Tedavisi

İnsülin direnci nasıl geçer? İnsülin direncinin tedavisi öncelikle diyet ve yaşam tarzı değişikliklerini içermektedir. Düzenli aralıklarla yapılan orta yoğunlukta fiziksel aktivite ve düzenli beslenme ile birlikte verilen fazla kilo, kandaki insülin seviyelerinin düşmesine ve dengeli bir hale gelmesine yardımcı olmaktadır.

İnsülin direnci geliştirdiği tespit edilen kişide doktor bireysel bir tedavi planı geliştirmek ve etkinliğini izlemek için gerekli durumlarda bir diyetisyenle ya da alanında uzman bir doktorla birlikte çalışmayı tercih edebilmektedir. Bazı durumlarda, insülin seviyelerini ya da diğer hastalıkları kontrol altına almak için ilaç tedavisine de başlanabilmektedir. (5)

İnsülin Direnci İçin Hangi Doktora Gidilir?

İnsülin direnci teşhisi ve tedavisi için iç hastalıkları uzmanına (dâhiliye uzmanı) ya da endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanına başvurulmaktadır. (6)

İnsülin Direncine Ne İyi Gelir?

İnsülin Direnci Bitkisel Tedavisi

Çemen otu tohumu: Çemen otu tohumu, çözünür lifler açısından oldukça yüksek bir bitkidir, bu nedenle de, insülinin daha etkili olmasına yardımcı olabilmektedir. Çemen otu tohumunu bütün olarak, ek bir malzeme olarak veya ekmek olarak pişirip tüketmek, kan şekeri kontrolünü ve insülin duyarlılığını artırmaya destek olabilmektedir. (7)

Zerdeçal: Zerdeçal bitkisi oldukça güçlü antioksidan ve antiinflamatuar özelliklere sahip olan kurkumin isimli aktif bir madde içermektedir. Bu madde, kandaki serbest yağ asitlerini ve şekeri azaltarak insülinin duyarlılığını artırmaya yardımcı olabilmektedir. (8)

Zencefil: Oldukça popüler bir bitki olan zencefil, insülin duyarlılığına etki edebilmektedir. Yapılan çalışmalara göre, içerdiği aktif bir bileşen olan gingerol, kas hücreleri üzerinde şeker reseptörlerini daha uygun hale getirebilmektedir. Bu da, şeker alımını artırmaktadır.

Sarımsak: Sarımsak bitkisinin, insülin sekresyonunu üzerinde bir etkisi olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, insülin duyarlılığını artırabilen antioksidan özellikler açısından oldukça zengindir. (9)

Tarçın: Tarçın, kan şekerini azaltma ve insülin duyarlılığını artırma yeteneğine sahip olan bir baharattır. Günlük olarak tüketilen tarçın, uzun süreli kan şekeri düzeylerinde azalmaya yardımcı olabilmektedir. Ayrıca, şekerin hücrelere taşınmasına daha etkili ve verimli olabilmesine etki edebilmektedir. (10)

Yeşil çay: Yeşil çay özellikle, tip 2 diyabetli veya risk altında olan kişiler için mükemmel bir seçimdir. Düzenli olarak yeşil çay içmenin, insülin duyarlılığını artırma ve kan şekerini azaltma üzerinde bir etkisinin olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, açlık nedeniyle oluşan kan şekeri ve artmış insülin duyarlılığına da etki edebilmektedir. (11)

Elma sirkesi: Sirke, kan şekerini düşürebilmekte ve insülinin etkinliğini artırabilmektedir. Böylece de, insülin duyarlılığını artırmaya yardımcı olabilmektedir. Ayrıca midenin bağırsaklara besinin bırakılmasını geciktirerek, vücuda şekeri emmesi için daha fazla bir zaman kazandırmaktadır. (12)

Semizotu tohumu: Semizotu tohumları diyabet için faydalı olduğu bilinen bitkilerden biridir. Eski çağlardan beri kullanılmaktadır ve kişinin kan şekerini kontrol etmede oldukça etkili olabilmektedir. İçerdiği bileşikler vücudun doğal olarak insülin üretmesine yardımcı olmaktadır. (13)

Kudret narı: Kudret narı, kandaki glikoz seviyesini düşürebilmektedir, bu nedenle de, diyabetin kontrol altına alınmasında kullanılmaktadır. Bu bitki bir doku veya belirli bir organdan ziyade tüm vücuttaki glikoz metabolizmasını etkileyebilmektedir. Pankreatik insülinin sekresyonunu arttırmaya ve hücrelerin insüline karşı direncini başarılı bir şekilde engellemeye destek olmaktadır. (14)

İnsülin Direnci Evde Tedavi Yöntemleri

Lif: Çözünür lif, kolesterolü düşürmekte ve iştahı azaltmaktadır. Bu tarz pek çok faydası olan lif, insülin direnci üzerinde de kritik bir rol oynamaktadır. Düzenli olarak gıdalarla birlikte çözünür lif alan kişilerin insülin düzeylerinde ciddi bir düşüş olduğu gözlemlenmiştir.

Meyve ve sebze: Özellikle, renkli meyveler ve sebzeler antioksidanlar açısından oldukça zengindir. Antioksidanlar, vücutta zararlı inflamasyona neden olabilen serbest radikaller adı verilen molekülleri bağlamakta ve etkisiz hale getirmektedir. Antioksidan açısından zengin bir diyetle beslenmek, insülin duyarlılığını da artırabilmektedir. (15)

Karbonhidratı sınırlamak: Karbonhidratlar, insülin kan seviyelerinin yükselmesine neden olabilmektedir. Karbonhidrat alımını azaltmak insülin hassasiyetini artırmaya yardımcı olmaktadır.

Karbonhidrat alımını gün boyunca eşit olarak yaymak, insülin duyarlılığını arttırmanın başka bir yoludur. Gün boyunca düzenli olarak küçük miktarlarda karbonhidrat tüketmek, vücuda her öğünde daha az şeker vererek insülinin işini kolaylaştırmayı sağlamaktadır.

Seçtiğiniz karbonhidrat türü de oldukça önemlidir. Düşük glisemik indeks (GI) karbonhidratlar en doğrusu olacaktır, çünkü şekerin kana salınmasını yavaşlatmakta ve insüline daha verimli çalışması için daha fazla zaman vermektedir. Glisemik indeksi düşük olan karbonhidrat kaynakları arasında tatlı patates, kahverengi pirinç, kinoa ve bazı yulaf ezmesi gibi gıdalar bulunmaktadır. (16)

Trans yağlardan uzak durmak: Trans yağlar mümkün olduğunca diyetlerden çıkarılmalıdır. Diğer sağlıklı yağların aksine, vücuda hiçbir faydası bulunmamaktadır. Pek çok hastalığın gelişme riskini de artırmaktadır.

Trans yağları tüketmek insülin direnci üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle, tüketmemeye özen gösterilmeli, suni trans yağ içeren gıdalardan (turta, çörek ve kızarmış fast food) uzak durulmalıdır. Yapay trans yağlar genellikle daha fazla işlenmiş gıdalarda bulunmaktadır. (17)

Şekeri sınırlandırmak: İşlenmiş şeker ve doğal şeker tüketimine özen gösterilmelidir. İşlenmiş şekerin vücuda faydasından ziyade pek çok zararı bulunmaktadır. Doğal şeker ise günlük olarak sınırlandırılıp tüketildiğinde vücudu oldukça desteklemektedir. Doğal şekerler, meyve ve sebzelerden temin edilebilmektedir.

Pek çok gıdaya üretim aşamasındayken fruktoz eklenmektedir. Fruktozun insülin direnci üzerindeki olumsuz etkileri hakkında pek çok çalışma bulunmaktadır. Şeker, şekerli içecekler, kekler, kurabiyeler ve hamur işleri bu gruba dâhil edilebilmektedir. (18)