Hiponatremi Tedavisi


Hiponatremi nasıl geçer? Hiponatremi tedavisinin amacı, kanın seyreltilmesine neden olmadan, durumun altında yatan nedenini belirlemek ve kandaki sodyum düzeylerini yenilemektir. (1)

Hiponatremi teşhisi konulduğunda, intravenöz sıvıları ya da ilaçları reçete edilmekte ve normal sıvı seviyelerinin geri getirilmesi sağlanmaktadır. Reçete edilecek olan bu tedavi yöntemleri, hangi hiponatremi türüne sahip olunduğuna ve toplam kan hacminin nasıl etkilediğine bağlı olarak değişebilmektedir. Sıvıların ve ilaçların amacı sodyum seviyelerini yükseltmek ya da su seviyesini azaltmaktır.

Hipovolemik hiponatremi için uygulanacak olan tedavi, sodyum düzeylerini ortaya çıkarmak için salin solüsyonlarını uygulamaktır. Kandaki su seviyelerinin çok yüksek olması durumunda, yani övolemik hiponatremi gelişmişse, bir süre su ya da sıvı kısıtlaması söz konusu olmaktadır.

Hiponatremi şiddetli olduğunda ve beyin hasarı oluştuğunda, komplikasyonları kontrol altına almak için genellikle, yaklaşık olarak yüzde 3’lük bir sodyum çözeltisi uygulanmaktadır. (2)

Altta Yatan Nedenin Tedavi Edilmesi

Böbrek disfonksiyonu, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı veya hasarı, tiroid rahatsızlıkları, adrenal yorgunluk ve kalp hastalığı söz konusu ise hiponatremi geliştirme riski artmaktadır. Bu durumda, altta yatan tıbbi koşulları tedavi etmek oldukça önemlidir.

Sıralanan bu sağlık sorunlarından herhangi birine sahip olunması durumunda, sağlıklı bir diyetle beslenmek ve vücutta fazla sıvının birikmesini önlemek doğru bir adım olacaktır. Bu konuda doktorunuzdan fikir alabilirsiniz.

Ayrıca, kullanılan ilaçlar, yoğun egzersiz, ishal veya kusma gibi koşullar da vücuttaki sodyum miktarı hızla azalabilmektedir. Bu nedenle, sodyum miktarının çok fazla azalmamasını sağlamak için özen gösterilmelidir. (3)

Sıvı Tüketim Miktarının Kontrolü

Yeterli miktarda su içmek, genel vücut sağlığı için son derece önemlidir. Diğer yandan, gereğinden fazla sıvı alınması zararlı sonuçlara yol açabilmektedir. Vücuttaki fazla su, sodyumun seyreltilmesine neden olmaktadır. Bu nedenle, her zaman vücut için yeterli olan suyu içmek en doğrusu olacaktır.

Diğer yandan, çok fazla aktif olmak ve çok fazla terlemek de, çok hızlı sodyum kaybetmeye yol açmaktadır. Bu tarz durumlarda, kaybedilen sodyum ve elektrolitlerin hızla geri alınmasını sağlamak için bunları içeren içeceklerin tercih etmek faydalı olabilmektedir.

Gün içinde doğru miktarda su içip içmediğinizi bilmenin en iyi yolu idrarınızın rengini kontrol etmektir. Mümkün olduğunca sık idrara çıkıyorsanız ve idrarın rengi soluk sarı bir renk ise bu sağlıklı olarak değerlendirilmektedir. İdrarın açık sarı ya da çok koyu olması sıvı tüketiminin kontrol altına alması gerektiğinin bir işaret olabilmektedir. (4)

Beslenme Tarzı Değişiklikleri

Çok fazla sıvı içerikli yiyecekler yemek ve su tüketmek, ancak bunu yaparken, doğal deniz tuzu veya sodyum tüketmemek vücutta bazı dengesizliklerin yaşanmasına yol açabilmektedir. Sodyum almanın en iyi yolu, sodyumu klorür veya sofra tuzu formunda tüketmektir. Diğer yandan, günümüzde pek çok insan düşük kaliteli et ürünleri, dondurulmuş akşam yemekleri, çeşniler, konserve ürünler, kızartılmış veya fast food olan yiyecekler tükettiği için fazlasıyla sodyum alabilmektedir. Bu tarz işlenmiş gıdalarda kullanılan sodyum içeriklerden bazıları monosodyum glutamat (MSG), sodyum nitrit, sodyum sakarin, kabartma tozu (sodyum bikarbonat) ve sodyum benzoat olabilmektedir.

Diğer yandan, sodyum almak için bu tarz işlenmiş gıdaları tercih etmek çok da doğru olmayacaktır. Daha sağlıklı bir şekilde sodyum alabilmek için yemeklere deniz tuzu eklemek bir seçenek olabilmektedir. Bu sayede, aldığınız tuz miktarını da kontrol edebilirsiniz. Et, süt, pancar ve kereviz de dâhil olmak üzere daha az miktarda sodyum sağlayan bazı sağlıklı yiyecekler de diyetlere eklenebilmektedir. (5)

İlaçların Dikkatli Bir Şekilde Ayarlanması

Eğer diüretikler veya antidepresanlar gibi ilaçlar alıyorsanız, doktorunuz sodyum seviyelerini artırmak ve sıvı tutma riskini güvenli bir şekilde önlemek için dozajları tekrar ayarlayabilmektedir. Diğer yandan, sağlıklı bir diyet, esansiyel yağlar, egzersiz, stres azaltma yöntemleri ve bazı takviyeler gibi doğal tedavi yöntemlerine başvurarak şişkinlik, anksiyete ve depresyon gibi durumların tedavisine yardımcı olabilirsiniz. Bu tarz alternatifleri denemeden önce mutlaka doktorunuzdan onay almalısınız. (6)

Hormonların Dengelenmesi

Hamilelik, menopoz veya diğer hormonal dengelerin değiştiği durumlarda, elektrolit değişikliklerine bağlı olarak şişme, halsizlik, ruh hali değişiklikleri söz konusu olabilmektedir. Hormonal değişiklikler yaşayan kadınlar sıvı ve sodyum dengesizlikleri yaşayabildiği için hiponatremi geliştirme riski taşımaktadır. Ayrıca, adrenal bezlerin de stresle birlikte artma riski bulunmaktadır.

Böbreküstü bezi yetmezliği (Addison hastalığı) ve tiroid bozuklukları gibi koşulları ortadan kaldırdıktan sonra, hormonları egzersiz, stres azaltıcı uygulamalar, sağlıklı bir diyet ve takviye ürünlerle doğal olarak dengelemek için bazı adımlar atılabilmektedir. (7)

Not: Yoğun bir egzersizden ya da sıcak bir ortama maruz kaldıktan sonra, kas güçsüzlüğü veya baş ağrısı gibi hafif belirtilerin yaşanması durumunda, doktor tarafından muayene edilmek her zaman gerekli olmayabilmektedir.

Diğer yandan, ani ve açıklanamayan elektrolit veya sodyum düşüşünde, özellikle yüksek yoğunluklu aktiviteler sonrası ya da düşük kan basıncı veya diyabet gibi rahatsızlıklarınız varsa, bir doktora başvurmanız gerekebilir. (8)

Hiponatremi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Hiponatremi teşhisi ve tedavisi için dâhiliye (iç hastalıkları) bölümüne başvurulmaktadır. Diğer yandan, hiponatremi ile ilgili alanlarda uzman olan bölüm hematoloji (kan bilimi) bölümüdür. (9)

Hiponatremi Nedir?

Hiponatremi, kandaki sodyum miktarının düşmesi durumudur. Sodyum, hücrelere giren ve çıkan suyun düzenlenmesine yardımcı olan önemli bir elektrolittir. Ayrıca, kasları ve diğer vücut dokularını düzgün bir şekilde tutmanın yanı sıra kan basıncını korumada da oldukça önemlidir.

Sodyum, çoğunlukla hücreleri çevreleyen sıvılarda bulunmaktadır. Miktarı düşmeye başladığında ise su, hücre içine akmaktadır. Hücrelere akan su şişmeye neden olmaktadır. Bu durum, tedavi edilmediğinde ciddi yan etkilerle sonuçlanabilmektedir. Özellikle, beyin, ağır hiponatremi durumunda şişmeye karşı oldukça hassas olabilen organlardan biridir. (10)

Hiponatremi Nedir? detaylarını inceleyebilirsiniz

Hiponatremi Belirtileri

Hiponatremi nasıl anlaşılır? Hiponatremi başlangıcı ya da hafif hiponatremi varsa, herhangi bir belirti olmayabilmektedir. Kandaki sodyum seviyesi çok düştüğünde veya çok hızlı düştüğünde ise belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Şiddetli hiponatremi durumlarında, aşağıdakilerden bir veya daha fazlası yaşanabilmektedir:

    • Mide bulantısı ya da kusma
    • Baş ağrısı, karışıklık veya yorgunluk
    • Düşük kan basıncı
    • Enerji kaybı
    • Kas güçsüzlüğü, seğirme veya kramplar
    • Nöbetler veya koma
  • Huzursuzluk veya kötü hissetme (11)

Hiponatremi Belirtileri daha fazla bilgi için

Hiponatremi Nedenleri

Hiponatremi neden olur? Pek çok farklı neden hiponatremi gelişimine neden olabilmektedir. Vücuttaki sodyum seviyesinde meydana gelen düşüş sonucu oluşan hiponatremi, bazı tıbbi durumların bir belirti olarak da ortaya çıkabilmektedir.

Sodyum seviyesindeki düşüşe yani hiponatremi gelişimine neden olabilecek durumlar şunlardır:

  • Ciddi kusma veya ishal
  • Antidepresan ve ağrı kesiciler dahil de olmak üzere bazı ilaçların kullanımı
  • Diüretik (idrar söktürücü) almak
  • Egzersiz sırasında çok fazla su içmek (nadir olarak yaşanmaktadır)
  • Sıvı kaybı (dehidrasyon)
  • Böbrek hastalığı veya böbrek yetmezliği
  • Karaciğer hastalığı
  • Konjestif kalp yetmezliği dâhil olmak üzere bazı kalp problemleri
  • Addison hastalığı gibi adrenal bez bozuklukları (vücuttaki sodyum, potasyum ve su dengesini etkileyebilmektedir)
  • Hipotiroidizm (tiroid yetmezliği)
  • Primer polidipsi (çok su içmeye sebep olan ağız kuruluğu hissi)
  • Ecstasy kullanma
  • Uygunsuz antidiüretik hormon sendromu (vücudun su tutmasına neden olmaktadır)
  • Şeker hastalığı (nadir olarak)
  • Yüksek kortizol düzeylerine neden olan Cushing sendromu (bu nadir bir durumdur) (12)

Hiponatremi Nedenleri daha fazla detay için