Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Nedir?


Gül hastalığı ya da diğer isimleriyle pityriasis rosea, rozasea sıklıkla göğüs, sırt veya karında büyük dairesel bir leke olarak başlayan kaşıntılı bir döküntüsüdür. Haberci yama ya da haberci döküntü olarak adlandırılan ilk nokta, en fazla 10 santimetre büyüklüğünde olabilmektedir. Daha küçük döküntüler, genellikle ağaç dallarının düşmesine benzeyen bir biçimde kümelenmektedir.

Bazı insanlar döküntüler ortaya çıkmaya başlamadan önce ateş, yorgunluk, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve iştahsızlık yaşayabilmektedir. Hamile kadınlar, küçük çocuklar ve koyu renkli tenli insanlar, döküntü ile birlikte küçük yuvarlak sivilceler veya kabarcıklar gelişebilmektedir. Bazı insanlar ise tek değil de iki adet haberci döküntü fark edebilmektedir. (1)

Gül hastalığı en çok 10 ila 35 yaş arasındaki insanları etkilemektedir. Bu hastalığın kesin nedeni bilinmemekle birlikte, bir virüs tarafından tetiklendiği düşünülmektedir. Pek çok cilt durumundan farklı olarak, gül hastalığı mantar, bakteri veya alerjik bir reaksiyon göstermemektedir.

Gül hastalığı bulaşıcı değildir ve genellikle zararsızdır, ancak nadir durumlarda hamile kadınlarda erken doğum ya da düşük gibi ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Benzer belirtiler antibiyotikler ve aynı zamanda tinea versicolor, bademcik, sedef hastalığı veya frengi gibi diğer cilt rahatsızlıklarından kaynaklanabileceği için döküntünün nedenini belirlemek önemlidir. (2)

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Belirtileri

Gül hastalığı nasıl anlaşılır? Döküntülerin çoğu 4-8 hafta kadar sürmektedir. Gül hastalığı başlangıcı belirtileri 3 hafta ya da 12 hafta kadar sonra kaybolabilmektedir. Döküntü, sadece küçük bir nokta (haberci döküntü) ile başlar sonra ise tek bir büyük yama halini alır. Birkaç gün sonra göğüs, sırt, kol ve bacaklarda daha fazla cilt döküntüsü görülecektir. (3)

  • Büyük tek bir noktadan sonra gelen döküntüler
  • Kırmızı bir renk alabilen döküntüler
  • Küçük kırmızı döküntüler küçük oval yamalar haline gelir
  • Yamalar merkezde kıvrımlı ve gevşek gibi görünebilir
  • Döküntü kaşıntılı olabilir
  • Genellikle üst gövde ve üst kollar etkilenir
  • Yamaları, kaburga çizgisine göre şekil alabilir
  • Döküntü üst uyluklara yayılabilir
  • Bazen döküntü boyun ve alt yüzü de içerecek şekilde yayılabilir (4)

Daha fazla Gül Hastalığı(Pityriasis Rosea, Rozasea) Belirtileri için

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Nedenleri

Gül hastalığı neden olur? Gül hastalığına viral enfeksiyon neden olabilmektedir. Bu virüs, çalışmalara göre, herpes virüslerinden biri olabilmektedir. Çocuklar ve genç yetişkinler bilinmeyen nedenlerden dolayı daha hassastır. Hastalığın tekrarlanması nadir bir durumdur, ancak cilt döküntüsü yaşayan bir kişinin tekrar yaşayabilme olasılığı % 2’dir. Gül hastalığı bulaşıcı görünmemekle birlikte, evde bulunan diğer bireylerin kişisel temizliğine daha fazla dikkat etmesi faydalı olabilmektedir.

Gül hastalığı, tinea (mantar enfeksiyonu olarak da bilinir) veya sedef hastalığı gibi cilt koşullarıyla karıştırılabilmektedir, bu nedenle, dikkatli bir tanı gereklidir. Frengi gibi diğer daha seyrek hastalıklar da benzer bir döküntü oluşturabilmektedir. Laboratuvar analizleri için yamalardan birinden cilt biyopsisi alınabilir. (5)

Gül Hastalığı(Pityriasis Rosea, Rozasea) Nedenleri hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayınız.

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Tedavisi

Gül hastalığı nasıl geçer? Gül hastalığı bir süre devam ettikten sonra kendiliğinden kaybolan bir hastalıktır ve tedavisi destekleyici niteliktedir. Çoğu durumda, tedavi edilmesi gerekli değildir. Aşağıdaki önlemlerin alınması çoğu zaman faydalı olabilmektedir:

  • Hasta sert sabunlar, sıcak su, sıkı kıyafetler ve çizilmeler gibi tahriş edicilerden kaçınmalıdır.
  • Topikal çinko oksit ve kalamin losyonu kaşıntı için faydalı olabilmektedir. Nemlendiriciler, oral antihistaminikler tedaviye yardımcı olabilmektedir. Döküntü şiddetli ise, topikal steroidler uygulanabilmektedir.
  • Ultraviyole radyasyon tedavisi hızla kaşını hafifletmektedir. (6)

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) İçin Hangi Doktora Gidilir?

Gül hastalığı tanısı ve tedavisi için bir cilt hastalıkları uzmanına (dermatolog) başvurabilirsiniz. (7)

Gül Hastalığı(Pityriasis Rosea, Rozasea) Tedavisi daha fazlası için

Gül Hastalığına (Pityriasis Rosea, Rozasea) Ne İyi Gelir?

Gül Hastalığı Bitkisel Tedavisi

Sarımsak: Sarımsak güçlü antiinflamatuar ve antimikrobiyal özelliklere sahiptir, bu nedenle, gül hastalığı gibi bir cilt hastalığı durumunda oldukça faydalı olabilmektedir. . Etkilenen bölgelerdeki iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olmakta ve antimikrobiyal özellikleri sayesinde enfeksiyonu önlemektedir. (8)

Aloe vera: Antimikrobiyal ve antioksidan olan aloe vera gül hastalığını iyileştirmek için bilinen en basit bitkisel tedavi yöntemlerinden biridir. Kaşıntıyı yatıştırmakta ve cilt hastalığının daha hızlı iyileşmesine yardımcı olmaktadır. (9)

Hindistancevizi yağı: Hindistancevizi yağı, gül hastalığı döküntülerini iyileştirmek için oldukça faydalı olan bir başka bitkisel tedavi yöntemidir. Hindistancevizi yağı cildi iyi beslemekte ve nemlendirmektedir. (10)

Neem: Neem antifungal, antibakteriyel ve antiviral özelliklere sahiptir, bu nedenle de, gül hastalığı döküntülerini tedavi etmek için benzersiz bir hal almaktadır. (11)

Çay ağacı yağı: Çay ağacı yağı, gül hastalığı durumunda cilde uygulandığında oldukça rahatlatıcı bir etki sağlamaktadır. Çay ağacı yağı, mükemmel iyileştirici özelliklere sahiptir ve bu nedenle de, gül hastalığının belirtilerini tedavi etmeye yardımcı olabilmektedir. (12)

Lavanta yağı: Lavanta yağı rahatlatıcı ve sakinleştirici özelliklere sahip olması ile bilinmektedir. Bu nedenle, hem kaşıntının hafifletilmesi hem de döküntülerin iyileşmesini hızlandırmaya yardımcı olabilmektedir.

Aspir yağı: Aspir yağı hem nemlendirici hem de cildinizin durumunu iyileştiren omega 3 yağ asitlerini içermektedir. Bu nedenle, gül hastalığı durumunda aspir yağından yardım alınabilmektedir. (13)

Gül Hastalığı Evde Tedavi Yöntemleri

Ilık su banyosu: Gül hastalığı yaşayan hastalar için hijyeni korumak oldukça önemlidir. Ilık suyla banyo yapmak döküntüleri ve lezyonları temiz tutmaya yardımcı olmakta ve herhangi bir enfeksiyonu önlemeyi sağlamaktadır.

Diğer yandan, yüksek sıcaklıktaki su cildinizi kurutabilir, sonuç olarak da, döküntülerde kaşıntı ve iritasyon artışına neden olabilir. Banyo suyunun ılık olduğundan emin olmalısınız. Ilık su banyosu cildinizi yatıştırmanıza ve yatmadan önce yaptığınız takdirde daha iyi uyumanıza yardımcı olur. (13)

Yulaf banyosu: Ilık suyla yapılan yulaf ezmesi banyoları gül hastalığı belirtileri hafifletmek için oldukça faydalı olabilmektedir. Yulaf banyosunun alınması kaşıntı ve tahrişi azaltmaktadır. Tedavi genellikle enfeksiyonun ciddiyetine bağlıdır.

Yulaf ezmesi önce pişirilmekte ve daha sonra ise soğumaya bırakılmaktadır. Bu pişmiş yulaf ezmesi cildin etkilenen bölgelerine uygulanabilir. Cildi kurutabildiği için sıcak suyla uygulamaktan kaçınmanızda fayda vardır. (14)

Karbonat: Gül hastalığı döküntüleri sonucu kaşıntı da yaşanabilmektedir. Bu durumda karbonat oldukça faydalı olabilmektedir. Ilık su ile dolu olan bir küvete bir bardak karbonat ilave edin. Karbonat tamamen eriyene kadar iyice karıştırın. 15-20 dakika boyunca banyo küvetine uzanın ve kaşıntının rahatlamasına izin verin. Bu evde tedavi yöntemini günde 2-3 defa uygulayabilirsiniz. (15)

Kalamin losyonu: Gül hastalığı nedeniyle cilt üzerinde kaşıntı varsa, cildin kaşınmasını engellemenin en iyi ve en kolay yolu, bölgeye kalamin losyonunu cömertçe uygulamaktır. Losyonun kurumasına ve kaşıntının sönünceye kadar kalmasına izin verin. (16)

Omega 3 yağ asitleri: Omega 3 yağ asitlerinin her türlü enfeksiyona yardımcı olduğu bilinmektedir. Omega 3 yağ asitleri bakımından zengin olan gıdaları tüketmeye özen gösterebilirsiniz. Bu amaçla keten tohumları çiğnenebilir. EPA ve DHA gibi balık yağı içeren bileşikleri içeren Omega 3 yağ asitleri, özellikle gül hastalığının tedavisinde oldukça faydalıdır. (17)

D vitamini: Gül hastalı döküntüleri genellikle diyetinde D vitamini eksikliği olan kişilerde ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, diyete yağlı balık, et ve yumurta gibi D vitamini açısından zengin gıdaları eklemek vücuda D vitaminin temin edilmesi için oldukça etkili olabilmektedir. D vitamini gül hastalığı yaşayan kişilerin daha hızlı toparlanmasına da yardımcı olabilmektedir. (18)