Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Nedenleri


Gül hastalığı oldukça çok fazla kişiyi etkileyen, yaygın bir cilt durumudur. Durum çoğunlukla, 10-40 yaş arasındaki büyük çocuklar ve genç yetişkinlerde görülmektedir. Diğer yandan, gül hastalığı yaşlılar ve bebekler arasında nadir olarak yaşanmaktadır.

Gül hastalığının en net belirtisi vücudu saran döküntülerdir. Bunu takiben göğüs, sırt, kol ve bacaklara kırmızı, pul pul dökülmüş, kaşıntılı bir döküntü yayılmaktadır. Kadınlar erkeklere oranla biraz daha yüksek risk altındadır. (1)

Gül Hastalığı Bir Enfeksiyon mudur?

Gül hastalığı neden olur? Gül hastalığının kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Diğer yandan, bu durumun viral bir enfeksiyon sonucu ortaya çıkabileceğinin düşünülmesine neden olan bazı faktörler bulunmaktadır.

Bu düşüncenin nedenleri, pitriyazis rosea hastalığının epidemiklerde (salgınlarla ilgili) görülme eğilimi göstermesi ve özellikle ilkbahar ya da sonbahar mevsimlerinde çok daha fazla kişiyi etkilemesidir. Bu nedenle, gül hastalığından bir enfeksiyöz ajanın sorumlu olduğu anlamı çıkabilmektedir. (2)

Buna ek olarak, tekrarlanması daha nadir yaşanmaktadır ve bu durum döküntüsü olmuş kişilerin durumdan sorumlu enfeksiyöz ajana uzun süreli bağışıklık geliştirmiş olabileceği anlamına gelebilmektedir.

Gül hastalığının arkasında bulaşıcı bir ajan olabileceğinin bir diğer önemli işareti, hastaların % 50’sinden fazlasının döküntüler yaşamadan önce kendini kötü hissetme belirtileri göstermesidir.

Gül hastalığı döküntüleri öncesi yaşanan genel rahatsızlık hissi (prodromal belirtiler olarak da adlandırılır), diğer viral enfeksiyon vakalarında sıklıkla görülmektedir.

Hastalığın seyri de kızamık veya su çiçeği gibi diğer viral enfeksiyonlara çok benzemektedir. Sonuç olarak, gül hastalığı sorumlusunun viral bir enfeksiyon olduğuna dair çalışmalar hala devam etmektedir. (3)

Diğer Nedenler

Bazı çalışmalar, bir virüsün gül hastalığına neden olabileceğini önermektedir. Elektron mikroskobunda görülen viral değişiklikler ve virüs parçacıkları fark edilmiştir. Bununla birlikte, virüslere karşı antikorların kan testleri veya virüsler için polimeraz zincir reaksiyonu gibi özel testler, duruma neden olan spesifik bir virüsün saptanması için pozitif bir sonuç vermemiştir.

Bazı çalışmalar, gül hastalığının İnsan Herpes Virüsü 6 ve 7 sonucu ortaya çıktığı üzerine odaklanmaktadır. Bu duruma neden olan ajanlar olarak düşünülmesi gereken diğer enfeksiyonlar arasında Legionella pneumophila (Lejyoner hastalığına neden olmaktadır), Chlamydia pneumoniae ve Mycoplasma pnömonisi sayılabilmektedir. Ancak, bunlar henüz kanıtlanmamıştır. (4)

Bazı çalışmalar, bazı ilaçların ilaca bağlı gül hastalığına yol açabileceğini ileri sürmektedir. Bu ilaçlar arasında aşağıdakiler bulunabilmektedir:

  • barbituratlar (sakinleştiriciler)
  • bizmut
  • kaptopril (yüksek tansiyonda kullanılır)
  • altın tedavisi (romatoid artritte kullanılır)
  • metronidazol (antibiyotik)
  • D-penisilamin (bazı zehirlenmelerde kullanılan kenetleme maddesi)
  • izotretinoin (anti-aging) (5)

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Nedir?

Gül hastalığı ya da diğer isimleriyle pityriasis rosea ve rozasea, genellikle göğüs, karın veya sırt bölgesinde, büyük dairesel veya oval noktalar olarak başlayan bir döküntüsüdür. Noktalar şeklinde olan bu döküntüler en fazla 10 cm büyüklüğünde olabilmektedir.

Gül hastalığı döküntüleri özellikle sırtta ortaya çıktığı zaman tıpkı dalları sarkan bir ağaca benzemektedir. Bu hastalık her yaş grubunu etkileyebilmektedir. Genellikle 10 ile 35 yaşları arasındaki kişilerde görülmektedir. Genellikle 10 hafta içinde kendiliğinden kaybolmaktadır. Diğer yandan, gül hastalığı kaşıntıya da yol açabilmektedir. Tedavisi ise belirtileri hafifletmeye yardımcı olmaktadır. (6)

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Belirtileri

Gül hastalığı nasıl anlaşılır? Döküntülerin çoğu 4-8 hafta kadar sürmektedir. Gül hastalığı başlangıcı belirtileri 3 hafta ya da 12 hafta kadar sonra kaybolabilmektedir. Döküntü, sadece küçük bir nokta (haberci döküntü) ile başlar sonra ise tek bir büyük yama halini alır. Birkaç gün sonra göğüs, sırt, kol ve bacaklarda daha fazla cilt döküntüsü görülecektir. (7)

  • Büyük tek bir noktadan sonra gelen döküntüler
  • Kırmızı bir renk alabilen döküntüler
  • Küçük kırmızı döküntüler küçük oval yamalar haline gelir
  • Yamalar merkezde kıvrımlı ve gevşek gibi görünebilir
  • Döküntü kaşıntılı olabilir
  • Genellikle üst gövde ve üst kollar etkilenir
  • Yamaları, kaburga çizgisine göre şekil alabilir
  • Döküntü üst uyluklara yayılabilir
  • Bazen döküntü boyun ve alt yüzü de içerecek şekilde yayılabilir (8)

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) Tedavisi

Gül hastalığı nasıl geçer? Gül hastalığı bir süre devam ettikten sonra kendiliğinden kaybolan bir hastalıktır ve tedavisi destekleyici niteliktedir. Çoğu durumda, tedavi edilmesi gerekli değildir. Aşağıdaki önlemlerin alınması çoğu zaman faydalı olabilmektedir:

  • Hasta sert sabunlar, sıcak su, sıkı kıyafetler ve çizilmeler gibi tahriş edicilerden kaçınmalıdır.
  • Topikal çinko oksit ve kalamin losyonu kaşıntı için faydalı olabilmektedir. Nemlendiriciler, oral antihistaminikler tedaviye yardımcı olabilmektedir. Döküntü şiddetli ise, topikal steroidler uygulanabilmektedir.
  • Ultraviyole radyasyon tedavisi hızla kaşını hafifletmektedir. (9)

Gül Hastalığı (Pityriasis Rosea, Rozasea) İçin Hangi Doktora Gidilir?

Gül hastalığı tanısı ve tedavisi için bir cilt hastalıkları uzmanına (dermatolog) başvurabilirsiniz. (10)