Çölyak Hastalığı Nedir?


Çölyak hastalığı (glütene duyarlı enteropati), bazen sprue veya çölyak olarak da adlandırılır; buğday, arpa ve çavdarın içinde bulunan bir protein olan glüteni yedikten sonra vücudun karşı tepki olarak verdiği bağışıklık reaksiyonudur.

Çölyak hastalığınız varsa, glüteni yemek ince bağırsağınızda bağışıklık tepkisini tetikler. Zamanla bu reaksiyon, ince bağırsağınızın astarına zarar verir ve bazı besin maddelerinin emilimini engeller (malabsorbsiyon). Bağırsak hasarı sıklıkla ishal, yorgunluk, kilo kaybı, şişkinlik, anemiye neden olur ve bu durum ciddi komplikasyonlar ile sonuçlanabilir.

Çocuklarda malabsorbsiyon yani yetersiz besin alma, yetişkinlerde görülen belirtilere ek olarak çocuklarda büyüme ve gelişmeyi de etkileyebilir. Çölyak hastalığını iyileştirmenin henüz bir yolu bulunmamaktadır ancak çoğu insan sıkı glütensiz bir diyet uygulayarak semptomları yönetebilir ve bağırsağın iyileşmesini teşvik edebilir. (1)

Çölyak Belirtileri

İshal, çölyak başlangıcının en yaygın belirtisidir. Bu durum vücudun besin maddelerini tamamen ememediği (Malabsorbsiyon) durumlara sebep olmaktadır. Malabsorbsiyon, anormal derecede yüksek yağ seviyesi içeren dışkılara yol açabilir. Dışkı kötü kokulu, yağlı ve köpüklü olabilir.

Çölyak nasıl anlaşılır? Bağırsak ile ilişkili diğer yaygın belirtiler şöyle sıralanmaktadır:

Daha genel çölyak belirtileri ise şunlardır:

  • Demir eksikliği anemisi veya vitamin B12 folat eksikliği aneminin bir işareti olabilir Yorgunluk (aşırı yorgunluk)
  • Beklenmedik kilo kaybı
  • Kaşıntılı cilt döküntüsü
  • Hamile kalma zorluğu
  • El ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma
  • Koordinasyon, denge ve konuşmayı etkileyen bozukluklar
  • Sıvıların birikmesi (ödem) nedeniyle eller, ayaklar, kollar ve bacaklarda şişme (2)

Çölyak belirtileri detayı için bakınız

Çölyak Nedenleri

Çölyak neden olur? Çölyak glütene karşı duyarlı olma nedeniyle oluşmaktadır. Glüteni içerenler buğday, arpa ve çavdar gibi ortak gıdalar ile bunlardan yapılan ekmek, makarna ve bisküvi gibi gıdalardır. Çölyak hastalığı olan bazı insanlar yulafa karşı da duyarlı olabilmektedir.

Çölyak hastalığı olan insanlar glütene karşı antikor oluşturur. Antikorlar bağışıklık sisteminde normal olarak bakterilere, virüslere ve diğer mikroplara saldıran proteinlerdir. Çölyak hastalığı durumda, bağırsak, glüteni zararlı olarak tanımlar ve sanki bir mikropla savaşıyormuşçasına tepki gösterir. Bu antikorlar ince bağırsağın astarında iltihaplanmaya yol açar.

Bebeklerde de çölyak hastalığı gelişebilir. Daha önce sorun yaşamayan daha yaşlı çocuklar veya yetişkinler yaşamlarının herhangi bir noktasında glütene duyarlı hale gelebilir ve çölyak hastalığı geliştirebilir. Bazı insanların bağışıklık sisteminin neden glütene duyarlı hale geldiği ise henüz bilinmemektedir. (3)

Çölyak nedenleri detaylı bilgi için bakınız

Çölyak Tedavisi

Çölyak nasıl geçer? Çölyak hastalığını tedavi etmenin tek yolu glüteni diyetinizden kalıcı olarak çıkarmaktır. Bu bağırsak villuslarının iyileşmesini ve besin maddelerini düzgün emmeye başlamasını sağlar. Doktorunuz besleyici ve sağlıklı bir diyet programı hazırlarken size glüteni nasıl önleyeceğinizi öğretecektir. Ayrıca size yiyecek ve ürün etiketlerini nasıl okuyacağınıza dair talimatlar verecek, böylece glüten içeren herhangi bir içeriği tespit edebileceksiniz.

Glüteni diyetten çıkardığınız günlerde belirtiler düzelebilir. Bununla birlikte, teşhis konana kadar glüteni yemeyi bırakmamalısınız. Glüteni erken vücuttan çıkarmak test sonuçlarına müdahale edebilir ve yanlış tanıya neden olabilir. (4)

Çölyak için hangi doktora gidilir: Yetişkinlerde veya çocuklarda çölyak hastalığının belirtilerini değerlendirebilecek sağlık profesyonelleri şunları içerir:

  • Aile hekimleri
  • Pediatristler
  • İç Hastalıkları Uzmanı

Teşhisi ince bağırsak biyopsisi ile doğrulamak için sindirim sistemi problemlerinde (gastroenterolog) uzmanlaşmış bir doktora danışılmalıdır. Buna ek olarak, diyetisyen glütensiz bir diyet için plan yapmanıza yardımcı olabilir.  (5)

Çölyak tedavisi daha fazla detay için

Çölyak Hastalığına Ne İyi Gelir?

Çölyak Bitkisel Tedavisi

Aloe vera özü: Sindirim sisteminin onarılmasına yardımcı olan diğer birçok özelliği bulunmaktadır. Aloe vera özü, eğer bir doktorun rehberliğinde küçük miktarlarda alınırsa, sindirim sisteminin onarılmasına yardımcı olur.

Yoğurt: İyi bakteriler, vücuda gerekli besin maddelerini emmeye yardımcı olarak gıdaların parçalanmasına yardımcı olur. Yoğurt sindirimi iyileştirmeye yardımcı olan bu iyi bakterilerin yeterli miktarını içerir. (6)

Sarımsak: Sarımsak, çeşitli sindirimle ilgili sorunlar için antik çağlardan beri bitkisel bir ilaç olarak kullanılmıştır. Güvenli ve etkili bir şekilde rahatlama sağlar. Çölyak hastalığı için en iyi bitkisel ilaçlardan biri olarak bilinir.

Hatmi çiçeği: Hatmi çiçeği ses kısıklığı, ishal ve dizanteriyi tedavi etmek için kullanılmaktadır. Hatmi çiçeği kökü, sindirim kanalının iltihap ve tahrişini kontrol eder ve yatıştırır. Bu da, kabızlık ve karın ağrısını hafifletir. (7)

Meyan kökü: Meyan kökü, çeşitli sindirim bozukluklarını tedavi etmek için kullanılmaktadır. Meyan kökü, çölyak hastalığını etkili bir şekilde tedavi edebilmektedir. Antiinflamatuar özellikleri, ince bağırsağın iç astarını rahatlatmaya yardımcı olmaktadır.

Paprika: Çölyak gibi otoimmün ve enflamatuar hastalıklarda fayda sağlamaktadır. Çölyak hastalığına iyi gelen bu doğal çare, aynı zamanda midedeki asidi normalize ederek şişkinlik ve sindirime yardımcı olur. (8)

Limon ve ananas suyu: Her gün limonata veya ananas suyu tüketmek sizi sadece rahatlatmakla kalmaz aynı zamanda çölyak tedavisine de yardımcı olur. Bu meyvelerde bulunan vitaminler ve mineraller asitlerin etkisine karşı sindirim sürecine destek olur. Limon sitrik asit içerdiği için midedeki asitleri nötralize eder.

Karahindiba: Bağırsağın gıdalardan daha fazla besleyici madde emmesini sağlar. Aynı zamanda zararlı bakteri ve mantarlarla daha verimli mücadele etmeye yardımcı olan bağışıklık sistemini de artırır. (9)

Kırk kilit: Kırk kilit otu çayı sindirim sisteminin dayanıklılığını artırırken, sindirim sisteminin ve bağırsak iltihaplarının azaltılmasına yardımcı olur, bu nedenle sisteminiz glütene daha az duyarlı bir hale gelir.

Balık yağı: Balık yağı bir dizi sağlık durumu için yaygın olarak kullanılır, ancak balık yağı kullanımının en etkili olduğu alanlardan biri bağırsak astarıdır. Balık yağı tüketerek, ince bağırsağınızın iltihaplanmasını, böylece de yanlışlıkla glüten tükettiğinizde çölyak belirtilerinin alevlenmesini önleyebilirsiniz. (10)

Papatya: Papatya çayı, glüten intoleransı geçiren kişinin bağırsağındaki tahrişi gidermeye yardımcı olur. Durumun ciddiyetini azaltmak için sindirim sistemini rahatlatır. (11)

Zencefil: Zencefil, çölyak belirtileri ile baş etmenize yardımcı olabilecek bir başka bitkidir. İnce bağırsaklardaki şişmeyi azaltmaya yardımcı olan güçlü antioksidan ve antiinflamatuar özelliklere sahiptir. Aynı zamanda sindirimi de geliştirir. (12)

Çölyak Evde Tedavi Yöntemleri

Güneş ışığı ve D vitamini: D vitamini eksikliği çölyak hastalığı olan insanlarda sık görülür. Bu vitamin pankreas enzimlerinin düzgün işleyişi için gerek duyulduğunda çoğunlukla çölyak hastalığı nedeniyle hasar gören bölgede absorbe olur. Araştırmacılar, çölyak hastalığı gibi otoimmün bozuklukların D vitamini eksikliğiyle bağlantılı olduğunu bulmuştur. Ayrıca, D vitamini eksikliği bulunan çölyak hastalarında sedef hastalığı riski artmaktadır.

Bu vitamin eksikliğiyle mücadele etmek için güneş koruyucuyla beraber sabah güneşiyle 10 ile 15 dakika boyunca günlük olarak güneş ışığı almak çok yardımcı olacaktır. Doktorunuza danıştıktan sonra da bir D vitamini takviyesi alabilirsin. (13)

Probiyotik: İyi bakterilerden oluşan probiyotikler, bağırsaktaki yararlı bakteriyel ortamın yeniden oluşturulmasına yardımcı olur ve sindirim sisteminin iyileşmesini destekler. Bu nedenle, çölyak hastalığı olan insanlar diyetlerine probiyotikleri dâhil etmelidir. (14)

Çiğneme: Çölyak hastalığı olan herkesin hastalığı iyileştirmek için yapabileceği en büyük şeylerden biri yutmadan önce yiyecekleri tamamen çiğnemektir. Bu, beslenme elementlerinin tüketimini arttırarak daha etkili bir şekilde emilebilir hale gelmesini sağlar. (15)