Ağız Kuruluğu Nedenleri


Ağız kuruluğu neden olur? Birçok farklı durum, kısa süreli ya da uzun süreli olarak tükürük üretimine etki edebilmekte ve ağız kuruluğuna neden olabilmektedir. Ağız kuruluğu nedenlerini şöyle açıklamak mümkündür: (1)

Hormonal Değişiklikler

Susuz kaldığınızda ya da gergin olduğunuzda ağız kuruluğu yaşamanız oldukça normal bir durumdur. Yaşanılan kaygı, tükürüğün yenilenmesinden daha hızlı buharlaşmasına neden olmaktadır, çünkü gergin olduğunuzda ağızdan nefes alışlarınız daha da artmaktadır. Bu da, ağız kuruluğuna neden olmaktadır.

Bununla birlikte, tıbbi olarak kserostomi olarak bilinen kalıcı bir ağız kuruluğu nüfusun yaklaşık olarak beşte birini etkilemektedir ve bir sorunun bir işareti olarak değerlendirilmektedir. Menopoz, ortak bir tetikleyicidir, çünkü hormonal denge değişikliği tüm mukoz hücre zarlarında kuruya yol açmaktadır. Sonuç olarak da, ağız kuruluğu ortaya çıkmaktadır. (2)

Burun Tıkanıklığı

Tükürük eksikliği, konuşurken ve yemek yerken ağızda sürtünmeye yol açarak rahatsızlık, ülser ve kaşıntılara neden olabilmektedir. Sürekli olarak ağızdan solumak soğuk algınlığı veya saman nezlesi sonucu tıkanmış bir burun nedeniyle ortaya çıkabilmektedir.

Aynı zamanda, dar veya tıkalı nazal hava yolları, geceleri dudakların düzgün kapatılmamasına veya aşırı büyük bademciklerin oluşmasına da neden olabilmekte ve ağız kuruluğuna yol açabilmektedir.

Dekonjestan Kullanımı

Dekonjestanlar, mukoza zarlarında kan damarlarını küçültmek, iltihaplanmayı azaltmak ve nefes almanın sağlanması için kullanılan ilaçlardır. İlacın bu etkisi, sirkülasyondaki daha az sıvının burun boşluğuna girmesine neden olduğu için dekonjestanlar kuruluğa yol açabilmektedir. Kısa vadede hastayı rahatlatsa da, uzun süre kullanıldığında bu etki rahatsız edici derecede burun ve ağız kuruluğuna neden olabilmektedir. (3)

Alkol İçeren Ağız Gargaralarının Kullanımı

Alkol içeren ağız yıkama ürünleri ağızdaki zararlı bakterileri öldürürken ağız kuruluğuna neden olabilmektedir. Bunun nedeni, gargara yapımında kullanılan alkolün ağız mukoza zarlarını tahriş etmesi ve doğal sıvıyı kurutmasıdır.

Salya, ağız için doğal bir temizleyicidir. Diş çürümesine ve diş eti hastalığına karşı koruyucu bir göreve sahiptir, bu nedenle ağız kuruluğu her ikisi için de bir risk oluşturabilmektedir. Alkolsüz gargara ürünlerini tercih etmeniz daha doğru olacaktır. (4)

Mide Asidi

Ağız kuruluğu, gastroözofageal reflü hastalığı durumunda oldukça sık karşılaşılan bir belirtidir. Bu durum, halk arasında mide ekşimesi olarak da bilinmektedir.

Mide asidi, yemek borusundan boğaza kadar geldiğinde, boğazda ve ağızda kuruluğa ve tahrişe neden olmaktadır.

Kafein Tüketimi

Çok fazla kafeinli içeceklerin tüketilmesi vücutta sıvı kaybına neden olabilmektedir. Kafeinin hafif de olsa diüretik olma özelliği bulunmaktadır. Bu nedenle, sık idrara çıkmayı teşvik eder. Diğer yandan, içerdiği tanenler ağız kuruluğuna katkıda bulunabilmektedir. (5)

Diyabet

Tedavi edilmeyen şeker hastalığından kaynaklanan yüksek kan şekeri seviyesi ağız kuruluğuna neden olabilmektedir. Hiperglisemi belirtileri arasında bulunan sık idrara çıkma isteği de vücutta kuruluğa katkıda bulunabilmektedir.

Kandaki glikoz seviyesi yüksek olduğunda, böbrekler sıvıyı geri emme kapasitesini kaybetmektedir, bunun yerine idrarla birlikte vücuttan atılmaktadır. Ağız kuruluğuna diyabet ilaçları da yol açabilmektedir. (6)

Diğer Hastalıklar

Romatoid artrit, lupus veya damar iltihabı gibi kan damarları iltihabı hastalıkları bağışıklık sisteminin gözyaşı ve tükürük bezlerine saldırmasına, dolayısıyla da, ağız ve göz kurumasına neden olan sekonder Sjögren sendromunun ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Sjögren sendromu, bağışıklık sisteminin tükürük ve gözyaşı bezlerine saldırması durumudur. (7)

Kafa Travmaları

Üç tükürük bezi çiftinden ikisi, kafatasının kenarlarında ve tabanındaki temporal kemiklerden geçen iki yüz siniri tarafından uyarılmaktadır. Temporal kemiklere gelen herhangi bir darbe, yüz sinirine zarar verebilmekte ve bu nedenle de, ağız kuruluğu ortaya çıkabilmektedir.

Trafik kazaları, düşmeler, saldırılar veya bir bisikletten düşme gibi olaylarda başın kenarına gelen darbeler temporal kemik kırıklarına neden olabilmektedir.

Bir İlacın Yan Etkisi

Ağız kuruluğu, reçeteli ve reçetesiz satılan 400’den fazla ilacın bir yan etkisi olarak da ortaya çıkabilmektedir. Diğer yandan, radyoterapi ve kemoterapi gibi kanser tedavileri de sıklıkla ağız kuruluğuna yol açabilmektedir. (8)

Ağız Kuruluğu Nedir?

Tıbbi olarak kserostomi olarak da bilinen ağız kuruluğu, ağızdaki tükürük bezlerinin yeterli miktarda çalışmadığı durumları belirtmektedir. Ağız kuruluğu genellikle bazı ilaçların bir yan etkisi ya da yaşlanma normal bir parçası olarak ortaya çıkmaktadır. Daha az sıklıkla, ağız kuruluğuna, tükürük bezlerini doğrudan etkileyen bir durum neden olabilmektedir.

Salya, bakteriler tarafından üretilen asitleri nötralize ederek, bakteri gelişimini sınırlamakta ve gıda parçacıklarını yıkayarak diş çürümesini önlemeye yardımcı olmaktadır. Salya üretimi yenilen gıdaların daha kolay çiğnenip yutulmasını da sağlamaktadır. Buna ek olarak, tükürükteki enzimler sindirim için oldukça gereklidir.

Azalan tükürük üretimi ve ağız kuruluğu, genel sağlığınız, dişlerinizin ve diş etlerinizin sağlığı, iştahınız ve beslenme zevkiniz üzerinde büyük bir etkiye neden olabilmektedir. (9)

Ağız Kuruluğu Nedir? fazlası için tıklayınız

Ağız Kuruluğu Belirtileri

Ağız kuruluğu nasıl anlaşılır? Ağız kuruluğu başlangıcında ilk fark edilen sadece ağız kuruluğu olsa da, diğer pek çok belirtiye de neden olabilmektedir. Ağız kuruluğu belirtileri şunlardır:

  • Kalın veya yoğun hissedilen tükürük
  • Kaba ve kuru dil
  • Dilin ağzının çatısına yapışması
  • Çiğneme veya yutkunma sorunları (özellikle bisküvi gibi kuru gıdaları yerken)
  • Ağız kokusu
  • Ağız ülserleri
  • Kuru ve çatlamış dudaklar
  • Öksürüklü enfeksiyonlara yatkınlık
  • Diş çürüklerinde artış
  • Ağızda yanma hissi
  • Gevşek diş protezleri (10)

Detaylı bilgi almak için bakınız: Ağız Kuruluğu Belirtisi

Ağız Kuruluğu Tedavisi

Ağız kuruluğu nasıl geçer? Ağız kuruluğuna, aldığınız bazı ilaçların neden olduğunu düşünüyorsanız, bu durumu doktorunuzla konuşmalısınız. Doktor aldığınız dozu ayarlayabilir veya ağız kuruluğuna neden olmayan farklı bir ilacı almanızı önerebilir.

Doktorunuz ayrıca ağız nemini düzeltmek için bazı çözeltiler de verebilir. Eğer bunlar yardımcı olmazsa, tükürük üretimini artıran bir ilaç reçete edebilmektedir.

Tükürük üretimini teşvik etmeye yardımcı olabilecek bazı tavsiyeler şunlardır:

  • Şeker içermeyen şekerler kullanın veya şekersiz sakız çiğneyin.
  • Ağzınızı nemli tutmaya yardımcı olması için bol su için.
  • Bir florür diş macunu ile dişlerinizi fırçalayın. Florür içeren durulama suları kullanın ve düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret edin.
  • Mümkün olduğunca ağızdan değil, burnunuzdan nefes alın.
  • Yatak odası havasına nemli tutmak için oda nemlendiricisi kullanın.

Ağız kuruluğuna altta yatan başka bir sağlık problemi neden olabilir, bu durumda, asıl sorunun tedavi edilmesi ağız kuruluğunu da önleyecektir. (11)

Ağız Kuruluğu İçin Hangi Doktora Gidilir?

Ağız kuruluğunun altında yatan nedeni bulmak ve tedavi edebilmek için bir kulak, burun, boğaz uzmanına ya da bir diş hekimine başvurabilirsiniz. (12)

Ağız Kuruluğu Tedavisi detayı için bakınız