Verem Hastalığı Nedir?


Günümüzde eskisi kadar tedirgin edici bir hastalık olmasa da, verem hala önemli bir sorundur ve bazı bölgeler ve ülkelerde hala yaşanmaktadır. Örneğin, her yıl dünyada 13 milyondan fazla aktif verem vakası ortaya çıkmaktadır. Bu oldukça yüksek bir rakamdır.

Verem özellikle ciğerlere saldıran ciddi bir enfeksiyöz bakteriyel hastalıktır. Tıpkı diğer bakteriyel enfeksiyonlarda olduğu gibi hapşırma, öksürme, sıvı alış verişi veya diğer yayma yollarıyla kolayca yayılmaktadır. Zayıf bağışıklık sistemi, aşırı kalabalık yerlerde yaşama, yetersiz beslenme, diğer akciğer hastalıklarına karşı savunmasızlık ve bir otoimmün bozuklukla ilgili sorunlarınız varsa, verem hastalığına daha eğilimli bir hale gelebilirsiniz. (1)

Veremin tedavisinde devamlı gelişmeler yaşanırken ve çoğu vaka tedavi edilebiliyorken, ne yazık ki hala yardıma ihtiyacı olan pek çok kişiye ulaşılamamakta ve tedavi edilmeyen bu vakalar ölümle sonuçlanmaktadır. Bununla birlikte, bağışıklık sistemini kontrol altında tutmak ve verem belirtilerine erken müdehale etmek hastalığın tedavi edilmesinde oldukça etkili olabilmektedir. Veremin tıbbi tedavisi uzun ve zorlu bir antibiyotik sürecidir, diğer yandan, komplikasyon riski de yüksektir. (2)

Verem Belirtileri

Verem daha çok akciğerlerle ilgili belirtilere olmaktadır çünkü en çok akciğerleri etkilemektedir. Diğer yandan, verem vücudun herhangi bir organını da etkileyebilir. Hastalık çeşitli belirtilere neden olabilir. Belirtileriniz varsa, doktorunuz verem başlangıcı olup olmadığını anlamak için belirtilerin ne zaman başladığını öğrenmek isteyecektir.

Latent verem enfeksiyonu (aktif hastalık bulunmayan bir enfeksiyon) olan insanlarda belirti meydana gelmemektedir.

Verem nasıl anlaşılır? Aktif verem durumunda ise belirtiler şunlardır:

  • Ateş
  • Titreme
  • Gece terlemeleri
  • Öksürük
  • İştah kaybı
  • Kilo kaybı
  • Balgamdaki kan görme
  • Enerji kaybı

Belirtiler hafif olabilir ve hastaya özellikle endişe verici görünmeyebilir. Diğer insanlarda ise belirtiler kronikleşir ve şiddetlenir. (3)

Verem Nedenleri

Verem neden olur? Tüberküloz olarak da bilinen verem hastalığı, Mycobacterium tuberculosis bakterisinden kaynaklanmaktadır. Akciğerlere enfekte olan verem, bulaşıcı olabilmektedir. Yani bu durum, verem bakterilerinin diğer insanlara yayılma riski bulunduğu anlamına gelmektedir. Verem vücudun diğer bölgelerinde genellikle bulaşıcı değildir.

Verem hastalığı olan insanlar öksürdüğünde, hapşırdığın, konuştuğunda, güldüğünde ya da tükürdüğünde üretilen damlalar yoluyla bakteriler diğer insanlara bulaşmaktadır. Bu damlalar, havaya püskürtülen milyonlarca bakterileri içermektedir. Yakındaki insanlar bu bakterileri teneffüs edebilir ve sonuç olarak, vereme enfekte olabilir. (4)

Verem Tedavisi

Verem nasıl geçer? Normal antibiyotikler verem bakterilerini öldürememektedir. Hasta birkaç ay boyunca özel antibiyotik kombinasyonu almalıdır. Genellikle standart tedavi süresi altı aydır. Birincisi, iki ay boyunca aldığınız dört antibiyotik kombinasyonunu içerir. Bunlar izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol ilaçlarıdır. Bunu takiben dört ay daha rifampisin ve izoniazid ilaçlarıyla devam eder. Tedavi planı, hangi verem türüne ve vücudunuzun hangi kısmının etkilendiğine bağlı olarak değişebilmektedir.

Tedavi başarısız olursa, genellikle bu durum, ilaçları doğru ve düzenli olarak almama nedeniyle oluşmaktadır. İlaçlarla ilgili talimatları izlemeniz hayati önem taşımaktadır. Hasta birkaç hafta sonra daha iyi hissetse bile, tedaviyi tamamlaması gerekir. (5)

Verem Ameliyatı

Cerrahi verem tedavisinde nadir olarak kullanılmaktadır. Ancak, yaygın olarak ilaca direnç kazanmış veremi tedavi etmek veya ciğerlerdeki ya da vücudun başka bir bölümündeki enfeksiyonun komplikasyonlarını tedavi etmek için tercih edilmektedir. (6)

Verem İçin Hangi Doktora Gidilir?

Verem teşhisi ve tedavisi için aile hekimi, dahiliyeci, çocuk doktoru, göğüs hastalıkları uzmanı ve bulaşıcı hastalıklar uzmanına başvurabilirsiniz. (7)

Vereme Ne İyi Gelir?

Verem Bitkisel Tedavisi

Sarımsak: Sarımsak, vereme neden olan bakterileri yok eden sülfürik asit açısından zengindir. Ayrıca, bakteri gelişimini inhibe ettiği görülen allisin ve ajoen de içermektedir. Diğer yandan, antibakteriyel özellikleri ve bağışıklık artırıcı etkisi verem hastaları için son derece yararlıdır. (8)

Muz: Muz, verem hastalarının bağışıklık sistemini artıracak besin maddelerinin ve kalsiyumun mükemmel bir kaynağıdır. Ayrıca öksürük ve ateşi hafifletmeye de yardımcı olabilmektedir.

Bektaşi üzümü: Bektaşi üzümü, antiinflamatuar ve antibakteriyel özelliklere sahiptir. İçinde bulunan çeşitli besinler vücuda gerekli olan enerjiyi sağlamakta ve vücudun düzgün çalışma kapasitesini artırmaktadır. (9)

Portakal: Portakal pek çok önemli mineral ve bileşiği içermektedir. Portakal suyunun ciğerlerde salgı etkisi bulunmaktadır. Böylece, vücudu enfeksiyonlara karşı korumaktadır. Aynı zamanda, bağışıklık sistemini artırmak için idealdir. (10)

Karabiber: Karabiber akciğerleri temizlemeye yardımcı olur. Veremle ilişkili göğüs ağrılarını hafifletmek içinde oldukça etkilidir. Ayrıca, antienflamatuar özelliklerinden dolayı bakterilerin neden olduğu iltihaplanmayı ve sürekli öksürüğü de azaltabilmektedir.

Ceviz: Ceviz, vücuda güç verme yeteneğine sahiptir ve özellikle veremden mustarip olan kişilerin bağışıklık sistemini artırmaya yardımcı olabilmektedir. Cevizde bulunan çeşitli besinler iyileşme sürecini hızlandırabilmektedir. (11)

Nane: Nane güçlü bir antibakteriyel olduğu için verem tedavisine yardımcı olabilmektedir. Nane, mukusun dağılmasına, organların canlandırılmasına ve akciğerlerin beslenmesine yardımcı olurken, verem için alınan ilaçların tehlikeli yan etkilerini önlemeye de yardımcı olur.

Yeşil çay: Yeşil çay, yüksek antioksidan içeriği ve bağışıklık sistemi güçlendirici özellikleri nedeniyle verem tedavisine yardımcı olabilmektedir. Ayrıca, hastalığa neden olan bakterilerin çoğalmasını engelleyebilen polifenol bileşikleri de içermektedir. (12)

Ananas: Ananasta bulunan bir enzim olan bromelain, verem için başka bir doğal tedavi yöntemi olarak görülmektedir. Hastalığa neden olan patojenlere hücre ölümünü getiren proteinlerin düzenlenmesine yardımcı olabilmektedir. (13)

Su kabağı: Su kabağı, su ve lif açısından oldukça zengindir. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendiren çeşitli besin ve mineralleri içermektedir. Günlük olarak tüketilen su kabağı verem ile mücadele etmeye yardımcı olmaktadır.

Zencefil: Yapılan araştırmalara göre, zencefil, verem bakterisi olan Mycobacterium tuberculosis bakterilerinin büyümesini durdurabilen, gingerol adı verilen önemli bir bileşeni içermektedir. (14)

Verem Evde Tedavi Yöntemleri

Güneş ışığı: Kemiklerde meydana verem için evde tedavi yöntemleri arıyorsanız, güneş ışığı tedaviye oldukça yardımcı olabilmektedir. Vücudunuzdaki düşük D vitamini seviyelerinin aktif verem geliştirme riski ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Bunun için D vitamini takviyeleri alabilirken, güneş ışığıyla vücuttaki D vitamini seviyelerini yükseltmek de oldukça doğal bir yoldur. (15)

Süt: Süt, büyük bir kalsiyum kaynağı olduğu için bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olabilmektedir. Özellikle, kemik veremi yaşanması durumunda vücutta iyi miktarda kalsiyum bulunması son derece önemlidir. (16)

Diyet

Verem tedavisi için özel bir diyet bulunmamaktadır, ancak riskleri ve belirtileri en aza indirmeye yardımcı olabilecek bazı beslenme önerileri bulunmaktadır:

  • Öksürme gibi belirtileri tetikleyebilecek herhangi bir gıda allerjeni kullanmaktan kaçının.
  • Bir sürü B vitamini açısından zengin olan kepekli tahılları ve demir açısından zengin olan koyu yapraklı sebzeleri yiyin.
  • Yaban mersini, domates veya biber gibi antioksidan açısından zengin olan yiyecekleri bol miktarda tüketin.
  • Kırmızı et yemek yerine deniz ürünleri, kümes hayvanları gibi daha yağsız etler ve protein için fasulye veya soya benzeri gıdaları tüketin.
  • Ekmek, makarna ve şeker açısından zengin olan rafine edilmiş gıdalardan kaçının.
  • Pasta, kurabiye, çörek gibi fırında pişirilmiş ürünler de dâhil olmak üzere, trans yağ asitleri açısından yüksek olan abur cubur ve kızarmış gıdalardan veya işlenmiş gıdalardan kaçının.
  • Kafeinsiz alkollü içecekler veya diğer uyarıcılardan kaçının.
  • Yemek pişirirken zeytinyağı gibi sağlıklı yağları kullanın. (17)