Spirulinanın faydaları nelerdir?


Spirulina süper besin olarak kabul edilmektedir. Aslında mavi-yeşil alglerden oluşan spirulina sağlık gıda takviyesi olarak kullanılmaktadır. Protein ve vitaminler açısından özellikle zengindir. Spirulina diğer gıdaları ile kombinasyon şeklinde ya da tablet veya kapsül olarak alınabilmektedir. Spirulinanın karotenoidler, vitamin B, kalsiyum, demir, magnezyum, manganez, potasyum ve çinko gibi besin değerleri son derece yüksektir. Spirulina toz, hap ve sıvı şekillerde bulunabilmektedir. Bu formlar arasında etkiler açısından kayba değer bir fark yoktur. (1)

Spirulinanın sağlığa faydaları

Spirulinanın sağlığa olan faydaları

Sindirimi kolaylaştırır: Spirulina daha yakından incelendiğinde ince hücre duvarları veya selüloza sahip mavi-yeşil alglerden oluştuğu görülmektedir. Aynı zamanda, hücre duvarı mukopolisakkaridleri kompleks şekerlerden oluşmaktadır. Bu nedenle, spirulina hücre duvarı olmayan bitkilerden daha farklı olarak sindirile bilinmektedir. Spirulina sindirim sistemi içinde yaşayan lactobacillus gibi probiyotik bakteriler için oldukça faydalıdır.

Kolesterolü düşürür: Spirulina serum kolesterol seviyelerini azaltmada yardımcı olmakta ve HDL (yüksek yoğunluklu lipoprotein) ya da “iyi” kolesterol olarak bilinen kolesterol düzeylerini yükselmektedir. Spirulinanın sahip olduğu gama-linolenik asit varlığı, serum kolesterol seviyelerinin azalmasını hızlandırmaktadır.

Bağışıklık düzenleyici yeteneğine sahiptir: Spirulina üzerine yapılan çeşitli çalışmalar, spirulinanın bağışıklık sistemini güçlendirme özelliğine sahip olduğu ortaya koymuştur. Bu bağışıklık düzenleyici yeteneği kemik iliği üretimi, timus ve dalak büyümesi, artan beyaz kan hücresi üretimini ve lenfosit sayısı gibi durumları içermektedir. (2)

Göz sağlığına iyi gelir: Spirulina, göz sağlığını iyileştirmek isteyenler için mükemmel bir seçenektir. Bu mavi-yeşil algler A vitamini açısından çok zengin olduğu için sağlıklı gözler için son derece önemlidir. Göz sağlığı için havuç yenmesinin tavsiye edilmesindeki neden de bu yüzdendir. Spirulina ise havuçtan on kat daha fazla vitamine sahiptir.

PMS belirtilerini hafifletir: Spirulina gama-linolenik asit içermesi nedeniyle doğada en güçlü anti-enflamatuvar ajanlardan biri olarak bilinmektedir. PMS semptomlarını hafifletmek gibi yeteneklere sahip olan gama-linolenik asit kadınlar için çok faydalıdır. Hamile kadınlar için de mükemmel bir seçenek olarak görülen spirulina, sütten 26 kat daha fazla kalsiyum içermektedir.

Sindirim sistemini destekler: Spirulina tüm sindirim sistemi üzerindeki stresi azaltarak, sindirim sistemi yoluyla atık geçişini kolaylaştırmaktadır. Ayrıca, sindirim sistemi için sağlıklı bakterileri teşvik etmekte ve diyet besin emilimini artırmak için yardımcı olmaktadır. (3)

Protein kaynağıdır: Amino grup asitler spirulinanın % 62’sini oluşturmaktadır. Protein ve diğer besin değerleri açısından zengin bir kaynak olduğu için, spirulina bir besin takviyesi olarak kullanılmaktadır. Spirulina proteini belirli bir düzeyde protein içermesine rağmen, herhangi bir etkisini görmek için çok büyük miktarlarda almak gerekebilmektedir. Fındık, baklagiller, kepekli tahıllar ve et gibi besinler küçük bir miktar protein sağlamaktadır.

Antibiyotik ilişkili hastalıkları önler: Antibiyotikler vücuttaki istenmeyen organizmaları yok etmesine rağmen, aynı zamanda lactobacillus acidophilus gibi denilen “iyi” bakteri probiyotiklerini de öldürebilmektedir. Bu da ishale neden olabilmektedir. Yapılan araştırmalarda, spirulinanın faydalı bakterileri artırdığı görülmüştür. (4)

Karaciğer sağlığını destekler: Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığının görülme sıklığı artmaktadır. Genellikle karaciğerde yağ obezite, kötü beslenme ve aşırı oksidatif stresle birleştiğinde oluşmaktadır. Buna karşı en iyi strateji aşırı vücut ağırlığını (yağ) kaybetme ve lipit düşürmeye yardımcı olacak uygun diyet değişiklikleri yapmaktır. Bu durumda, spirulina ile yağ asidi oksidasyonuna bir destek sağlanmaktadır.

Beyin sağlığına destek olur: Kan ve beyin arasındaki ilişki bilinmektedir. Beyinin sinir sistemini için bağışıklık sistemini mikroglia hücreler oluşturmaktadır. Sürekli plak, hasarlı nöronların ve zararlı maddelerden merkezi sinir sistemini temizlemek bu mikroglia hücrelerinin işidir. Zararlı maddeler kan-beyin bariyeri yönetimini engelleyebilmektedir. Yapılan bir araştırmaya göre ise, spirulina mikroglial hücre aktivasyonunun oksidatif özelliğine karşı direnç sağlamasına yardımcı olabilmektedir. Sonuç olarak, hafıza kaybıyla mücadele edebilmektedir. (5)

Alerjik semptomları hafifletir: Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca yapılan çalışmalar spirulina etkili bir doğal histamin engelleyici olduğunu göstermiştir. Bu durumda, spirulina burun ve sinüs tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırma ve mevsimsel alerji ile ilişkili diğer belirtilerin kontrolüne yardımcı olabilmektedir. Bunun için günde 2 gram spirulina tüketimi yeterlidir.

Solunum yollarına yardımcı olur: Spirulina mevsimsel alerji belirtilerine bir son vermeye yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda astım ve diğer solunum bozukluğu olan insanlara destek olabilmektedir. Yüksek düzeyde omega-3 EFA, magnezyum ve B vitaminler içeren spirulina, daha kolay nefes almayı sağlamaktadır. Ayrıca, akciğerleri hasarlardan korumak için etkili bir yöntemdir.

Diyabete iyi gelir: Spirulina hem amino grup asit sistin hem de manganez içermektedir. Bu nedenle, pankreasın insülin üretimini destekleyerek sağlıklı kan şekeri kontrolüne yardımcı olmaktadır. Çalışmalar günde sadece 2 gram spirulina tüketiminin bile tip 2 diyabetli kişilerde kan şekeri ve kan lipid düzeyleri üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. (6)

Bakteri ve virüslerle savaşır: Spirulina patojen mayalar ve bakterilerin büyümesini sınırlandıran antimikrobik bir etkiye sahiptir. Kandaki oksijen ve klorofil temizliği için iyidir. Bağırsaktaki iyi bakterilere destek olmakla kalmaz, aynı zamanda Candida gibi mantar enfeksiyonlarını kontrol altında tutmaktadır.

Vücudu temizler: Yüksek düzeyde klorofil doğadaki en güçlü detoksifikasyonlar biri sayılmaktadır. Spirulina, özellikle vücudunuzun detoksifikasyon süreçlerini hızlandırabilmektedir. Bu mucize bitkinin, belirli ağır metallerin sızması sonucu oluşan böbreklerin toksisitesini azaltmada etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca tarihsel olarak, spirulina Çernobil yüzünden radyasyon etkisine maruz kalan çocuklara yardım etmek için kullanılmıştır.

Güçlü bir antioksidandır: Spirulinada Cı-fikosiyanin vardır. Böylece serbest radikallerin hasarına karşı vücudu korumaktadır. Güçlü bir antioksidan olması spirulinanın kansere neden olan hücrelerin büyümelerinin önlenmesini sağlamaktadır. Diğer yandan spirulina E vitamini, karotenoidler, selenyum ve fenolik asitler açısından zengindir. Bu maddelerde birçok yönden antioksidan sayıldığı için vücudu korumada etkili olabilmektedirler. (7)

Anemiyi (kansızlığı) tedavi eder: Aneminin (kansızlık) birçok farklı formları vardır. En yaygın olarak kandaki hemoglobin veya kırmızı kan hücrelerindeki azalma ile karakterize edilir. Anemi halsizlik, yorgunluk ile kendini gösterir ve ileri yaşlılarda oldukça sık görülür. Yapılan bir araştırmada ise spirulinanın kandaki kırmızı kan hücrelerini artırdığı görülmüştür. (8)

Spirulinanın zararları

Microcystin denilen karaciğere zarar veren maddeler, toksin metaller ve zararlı bakteriler gibi yabancı maddelerden arındırılmış olan mavi-yeşil alg ürünleri, çoğu insan için muhtemelen güvenli olarak kabul edilmektedir.

Bu mavi yeşil algli ürünler çocuklar için güvenli olarak kabul edilmektedir. Çocuklar bu tarz ürünlere yetişkinlerden daha fazla duyarlıdır.

Kirlenmiş mavi-yeşil alg karaciğer hasarı, mide ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik, susuzluk, hızlı kalp atışı, şok ve ölüme neden olabilmektedir. Test edilmemiş ve arındırılmamış spirulinayı kullanmayın.

Hamilelik ve emzirme: Bu dönemlerde spirulina tüketiminin güvenli olduğuyla ilgili yeterli bilgi yoktur. Bu nedenle, güvenli tarafta kalmak için spirulina tüketiminden uzak durmakta fayda vardır.

Multipl skleroz (MS), lupus (sistemik lupus eritemi, SLE), romatoid artrit (RA), pemfigus vulgaris (deri hastalığı) gibi bağışıklık sistemi rahatsızlıkları: Mavi-yeşil algler bağışıklık sistemi hastalıklarını daha aktif hale getirebilmektedir. Eğer bu durumlardan biri varsa, mavi-yeşil algler kullanmaktan kaçınmak en iyisidir.

Fenilketonüri: Spirulina kimyasal fenilalanin içermektedir. Bu fenilketonüri daha kötü hale getirebilmektedir. Eğer fenilketonüri varsa mavi-yeşil alglerden hazırlanan spirulina tüketiminden kaçının. (9)

Tavsiyeler

Bir takviye ürünü olarak spirulina almaya karar verebilirsiniz. Eğer öyleyse, aşağıdaki adımları izlediğinizde emin olun:

  • Hap veya kapsül şeklinde alındığında, önerilen doz 2.000-3.000 mg’dır. Bu dozu gün içinde bölerek tüketebilirsiniz.
  • Eğer spirulina tüketmeye yeni başladıysanız, yavaş yavaş tüketmek tavsiye edilmektedir. Böylece yan etkilerin gözlemlenmesi de önlenmektedir. Geçici yan etkiler terleme, yüz kızarması ve baş ağrısını içerebilir.
  • Spirulina aynı zamanda bazı kişilerde bir uyarıcı gibi davranır, bu yüzden geceleri kullanmaktan kaçınmak tavsiye edilebilir.

Yemekler ile beraber tüketildiğinde:

  • Spirulina salatalarda kullanılabilmektedir. Diğer yandan tavuk çorbası ya da pişmiş yumurta ile de bir araya gelebilmektedir.
  • Maksimum bir pişme ısısında pişirilmedikçe proteinin kolayca sindirilebilir bir formuna sahiptir. Sıcak olduğu kadar soğuk servis edilmesi de faydalıdır.
  • Alışmak biraz zaman alabilmektedir çünkü bir yosun tadına sahiptir. Birçok kişi smoothielerin içine karıştırılmış şekilde tadını çıkarmaktadır. (10)

 

 





adidas eqt   | adidas eqt 9317   | adidas eqt adv   | adidas eqt adv 9317   | adidas eqt adv pk   | eqt adv shoes   | eqt adv 93   | eqt adv 9317   | eqt adv black green   | eqt adv pk   | eqt support adv 93   | eqt support adv 9317   | eqt support adv black green   | eqt support adv pk   |