Soğuk Algınlığı Nedir?


Soğuk algınlığı en sık yaşanan hastalık olarak bilinmektedir. Birçok farklı virüs soğuk algınlığa neden olmaktadır, ancak, özellikle rhinovirüslere diğerlerinden daha sık rastlanmaktadır. Rhinovirüslerin neden olduğu soğuk algınlığı hastalıkları, ilkbahar ve sonbaharda daha sık görülmektedir. Diğer virüsler ise yılın diğer zamanlarında soğuk soğuk hastalıklara neden olmaktadır.

Soğuk algınlığı çoğunlukla burun akıntısının ellere ve diğer yüzeylere temas etmesi sonucu yayılmaktadır. Bu salgılar soğuk algınlığı virüslerini içermektedir. İnsanlar ağızlarına, burunlarına veya gözlerine dokunduğunda, virüsler vücuda girmekte ve soğuk algınlığına yol açmaktadır. Diğer bir nedeni ise hasta kişi tarafından öksürük veya hapşırıkla havaya yayılan damlacıkları içeren havanın solunmasıdır. Belirtiler ortaya çıktıktan sonraki ilk 1 veya 2 gün içinde en bulaşıcı halindedir.

Soğuk almak sanıldığının aksine, soğuk algınlığına neden olmaz; aynı zamanda kişinin enfeksiyona duyarlılığını da artırmaz. Genel sağlık ve yeme alışkanlıkları ya da burun veya boğazda (örneğin, bademcik veya adenoid büyümesi) bulunan anormallikler de enfeksiyona duyarlılığı etkilememektedir. (1)

Soğuk Algınlığı Belirtileri

Soğuk algınlığı belirtileri genellikle bir haftaya kadar sürebilmektedir. Soğuk algınlığı başlangıcında, hastalığına neden olan virüsle temasa geçildikten yaklaşık 2 veya 3 gün sonra belirtiler ortaya çıkmaktadır. Belirtiler ise çoğunlukla burnu etkilemektedir.

En yaygın soğuk algınlığı belirtileri şunlardır:

  • Burun tıkanıklığı
  • Burun akması
  • Boğaz kaşıntısı
  • Hapşırma

Soğuk algınlığı olan yetişkinler ve daha büyük çocuklarda genellikle ateş görülmemektedir. Küçük çocuklarda ise ateş görülebilmektedir. Hangi bir virüsün neden olduğu soğuk algınlığı durumunda şu belirtiler de ortaya çıkabilmektedir:

  • Öksürük
  • Azalan iştah
  • Baş ağrısı
  • Kas ağrıları
  • Geniz akıntısı
  • Boğaz ağrısı (2)

Soğuk Algınlığı Nedenleri

Soğuk algınlığı neden olur? Birçok virüs türü soğuk algınlığına neden olabilmektedir, ancak, özellikle rinovirüsler soğuk algınlığına yol açmaktadır.

Soğuk algınlığına neden olan virüs vücudunuza ağzınızdan, gözlerinizden veya burnunuzdan girebilmektedir. Virüs, soğuk algınlığına yakalanan hastanın öksürdüğü, hapşırdığı veya konuştuğu zaman havadaki damlalar yoluyla yayılabilmektedir.

Aynı zamanda, soğuk algınlığı hastası olan biriyle elle tutarak veya bulaşık, havlu, oyuncak veya telefon gibi kirlenmiş nesneleri paylaşarak virüsü kapabilirsiniz. Böyle bir temas sonrasında gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza dokunursanız, muhtemelen soğuk algınlığına yakalanırsınız. (3)

Bazı durumlarda soğuk algınlığına yakalanma riski artmaktadır:

  • Yaş: 6 yaşından küçük olan çocukların çocuk bakım ortamlarında vakit geçirmesi soğuk algınlığına yakalanma riskini artırmaktadır.
  • Zayıflamış bağışıklık sistemi: Herhangi bir kronik hastalık veya zayıflamış bağışıklık sistemi rahatsızlığına sahipseniz, soğuk algınlığına yakalanma riski artmaktadır.
  • Yılın bazı zamanları: Yılın her döneminde soğuk algınlığına yakalanma riski bulunmaktadır, ancak özellikle gerek çocuklar gerekse yetişkinler sonbahar ve kış aylarında soğuk algınlığına daha duyarlı hale gelebilmektedir.
  • Sigara içmek: Eğer sigara içiyorsanız, soğuk algınlığına yakalanma riskiniz daha fazladır.
  • Kalabalık mekânlar: Okul ya da havaalanı gibi çok fazla insanın bir arada olduğu bir yerdeyseniz, soğuk algınlığına neden olan virüslere maruz kalma olasılığınız artmaktadır. (4)

Soğuk Algınlığı Tedavisi

Soğuk algınlığı nasıl geçer? Çeşitli tedavi yöntemleriyle soğuk algınlığı belirtilerini hafifletmek mümkün olsa da, hastalığı tamamen ve kısa süre içinde iyileştirmek mümkün olamamaktadır. İyice dinlenmek, bol miktarda sıvı içmek ve belirtileri hafifletmeye çalışmak hastalığı süresince hastanın kendisini iyi hissetmesine yardımcı olmaktadır. Soğuk belirtileri tedavi etmek için uygulanan yöntemlerden bazıları şunlardır:

  • Boğaz ağrısı yatıştırmak için sıcak su ve tuzla hazırlanan gargara
  • Esans yağları eklenerek hazırlanan buhar terapileriyle burun tıkanıklığını açmak
  • Dekonjestanlar içeren ilaçları tıkanıklığın geçici bir süre açılmasına yardımcı olur
  • Antihistaminikler, göz sulanmasının ve burun akıntılarının belirtilerini gidermek için kullanılmaktadır

Yapılan bazı araştırmalara göre, çinko pastilleri soğuk algınlığı belirtilerinin süresini kısaltabilmektedir. Antibiyotikler, soğuk algınlığı ve belirtilerini tedavi etmek için kullanılmamalıdır. (5)

Soğuk Algınlığı İçin Hangi Doktora Gidilir?

Aile hekimleri, çocuk doktorları ve dâhiliye (iç hastalıkları uzmanları) soğuk algınlığını teşhis ve tedavi edebilmektedir. (6)

Soğuk Algınlığına Ne İyi Gelir?

Soğuk Algınlığı Bitkisel Tedavisi

Adaçayı: Adaçayı, boğaz ağrısı için kullanılan bir bitkidir. Soğuk algınlığını hafifletmek için de oldukça etkili olabilmektedir.

Okaliptüs: Okaliptüs pastil, şurup ve öksürük ilaçları gibi pek çok farklı soğuk algınlığı ilaçlarının yapımında kullanılan etkili bir bitkidir. Okaliptüs, tıkanıklığı hafifletmek için mukusu gevşetmektedir.

Nane: Nanenin ana etken maddesi mentoldür. Bu nedenle, soğuk algınlığı tedavisi için mükemmeldir. Balgamı gevşetir ve boğazdaki tahrişi hafifletmeye yardımcı olur. (7)

Isırgan otu: Isırgan yaprağı doğal vitaminler ve mineralleri içermektedir. Ayrıca vücudun sulu kalmasını sağlamakta ve toksinleri vücuttan atmaya yardımcı olmaktadır. Soğuk algınlığı ile mücadelede ısırgan otu, bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.

Civanperçemi: Civanperçemi soğuk algınlığı, grip ve ateşi engellemek için kullanılan harika bir bitkidir. Soğuk algınlığını hafifletmenin yanı sıra, karaciğer ve böbrekleri de temizlemektedir. (8)

Sarımsak: Sarımsak hem antibakteriyel hem de antiviral özelliklere sahip olması nedeniyle soğuk algınlığı belirtilerinden kurtulmak çok yararlı olabilmektedir. Diğer yandan, bağışıklık sistemi için oldukça iyidir ve solunum yollarını açmaya yardımcı olur.

Bal: Bal, tahriş olan boğazı yatıştırmanın yanı sıra soğuk algınlığının iyileşmesini hızlandırmaya yardımcı olmaktadır. Balda bulunan besin değerleri bakteri ve soğuk algınlığa neden olan virüsleri öldürmektedir.

Zencefil: Zencefil antiviral, balgam söktürücü ve antiinflamatuar özellikleri nedeniyle, soğuk algınlığı ve grip belirtilerinin  tedavisinde yararlı olabilmektedir. (9)

Elma sirkesi: Elma sirkesi gibi güçlü bir alkalize içeceği tüketmek sadece soğuk algınlığını engellemekle kalmaz aynı zamanda can sıkıcı belirtilerini hafifletmeye de yardımcı olur.

Ekinezya: Ekinezya, soğuk algınlığına yakalanma riskini yüzde 50 oranında azaltmaktadır. Aynı zamanda, soğuk algınlığı belirtilerinin süresini kısaltmak için de idealdir. Bağışıklık sistemini uyarmakta ve T-hücrelerinin aktivasyonunu teşvik etmektedir. (10)

Soğuk Algınlığı Evde Tedavi Yöntemleri

Vitamin D: D vitamini belki de soğuk algınlığı tedavisi için en etkili çarelerden biridir. Bir önleyici olarak çalışmasına rağmen, günlük olarak D3 vitamini almak soğuk algınlığı ve grip belirtilerini azaltmaya da yardımcı olmaktadır.

C vitamini: C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirdiği için soğuk algınlığında bir önleyici olarak çalışmaktadır. Soğuk algınlığı belirtilerini daha hafif yaşamak için de C vitamininden yararlanılabilir.

Çinko: Çinko içeren şurupların soğuk algınlığı ile ilişkili belirtiler olan öksürük ve burun akıntısıyla mücadeleye yardımcı olduğu gösterilmiştir. Çinko aynı zamanda vücutta 3.000 ‘den fazla proteinlerin düzgün çalışmasını sağlamanın yanı sıra, bağışıklık sistemini güçlendirir ve sindirim fonksiyonlarını kolaylaştırır. (11)

Tavuk çorbası: Tavuk çorbası, birçok temel besinleri ve soğuk algınlığı belirtileri tedavisine yardımcı olan vitaminleri içermektedir. Tavuk çorbası yüksek antioksidan özellikleri sayesinde iyileşme sürecini hızlandırmaktadır.

Buna ek olarak, bağışıklığı sistemini güçlendirmek ve yorgun vücudun gücünü geri kazanmasını sağlamak için organik sebze ve tavuk kullanarak, ev yapımı tavuk çorbası hazırlanması en doğrusu olacaktır. (12)

Su: Soğuk algınlığı belirtileri olan öksürük ve boğaz ağrısı ile mücadele etmek için sıcak su içebilirsiniz. Sıcak su içmek boğaz iltihabını da azaltmaktadır. Ayrıca, su vücuttaki azalan sıvıyı geri kazandırarak enfeksiyonları vücuttan dışarı atar. (13)

Tuzlu su: Tuzlu suyla hazırlanan gargara üst solunum yolu enfeksiyonlarını önlemeye yardımcı olabilmektedir. Diğer yandan, soğuk algınlığı belirtilerinin şiddetini de azaltabilir. Örneğin, boğaz ağrısı ve burun tıkanıklığını hafifletmede etkili olabilmektedir.

Tuzlu su ile yapılan gargara bakteri ve alerjenleri içeren mukusları azaltır ve gevşetir. Bu yöntemi evde denemek için, 1 tatlı kaşığı tuzu bir bardak suda karıştırarak eritin. Ağzınızı ve boğazınızı bu suyla temizledikten sonra suyu tükürün. (14)