Kuzugöbeği mantarının faydaları nelerdir?


Kuzugöbeği mantarı (morchella spp.) yaygın olarak kuzugöbeği, morel, yarı kuzugöbeği, gerçek kuzugöbeği, sünger mantar ya da sünger kuzugöbeği mantarı olarak bilinmektedir. Bu mantar türü, morchellaceae familyasına ait, yenilebilen bir mantardır. Özellikle Kuzey Amerika, Avrupa, Orta Amerika ve Asya ülkelerinde bulunmaktadır. Kuzugöbeği mantarı doğal odun artıkları, çınar ve kül ağaçlarının altında, ölü elma ağaçlarında, karaağaçlar çevresindeki ormanlık alanlarda yetişmektedir. Siyah kuzugöbeği, yarı kuzugöbeği ve sarı kuzugöbeği olmak üzere üç çeşidi bulunmaktadır. (1)

Kuzugöbeği mantarları yakından şekil olarak küçük fincanlara benzemektedir. Oldukça lezzetli olan tadı sayesinde her bahar toplanmaktadır. Bu mantar türü özellikle gurme aşçılar tarafından tercih edilmektedir. Oldukça sağlıklı olan kuzugöbeği mantarı pişirilmeden asla yenmemelidir. (2)

Kuzugöbeği mantarı protein, bakır, potasyum, çinko, selenyum ve B vitaminleri açısından oldukça iyi bir kaynaktır. Bu mantar aynı zamanda, lif açısından zengin, hem doymuş hem de doymamış yağ açısından düşüktür. (3)

Kuzugöbeği mantarının sağlığa faydaları

Kuzugöbeği mantarının sağlığa faydaları

Güçlü bir antioksidandır: Oksidatif stresin ve serbest radikallerin neden olabileceği kalp damar hastalıkları, Parkinson hastalığı, diyabet tip 1 ve tip 2 hastalıklarından korunmak için antioksidan yüklü besinler tüketmek en mantıklısıdır. Yapılan çalışmalarda ise, kuzugöbeği mantarı bu durumda faydalı olabilmektedir. Superoksit, hidroksi ve nitrik oksit radikalleri dâhil olmak üzere, reaktif oksijen türleri (ROS) olarak bilinen zararlı molekülleri temizleyebilmektedir. Kuzugöbeği mantarının ayrıca, lipid peroksidasyonunu inhibe ettiği gösterilmiştir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir: 2002 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kuzugöbeği mantarı eşsiz bir polisakkarit bağışıklık sistemi uyarıcı özelliğe sahiptir. Galaktomannan olarak bilinen bu bileşik makrofaj aktivitesini artırarak hem doğal bağışıklık sistemini güçlendirmekte hem de adaptif bağışıklık sistemi üzerinde çalışmaktadır. (4)

Kalp sağlığını destekler: Kuzugöbeği mantarı bakır, vitamin E ve potasyumu yüksek miktarlarda barındırmaktadır. Bu nedenle, kalp koşullarının iyileştirilmesi için faydalı olabilmektedir. Urbana-Champaign Illinois Üniversitesi tarafından yürütülen bir çalışmaya göre, kuzugöbeği mantarı tüketiminin kalp sağlığının korunmasına yardımcı olduğu kanıtlanmıştır.

Kanserle mücadele eder: Kuzugöbeği mantarı yüksek miktarda selenyum ve niasin barındırmaktadır. Bu nedenle, kansere karşı etkili olabilmekte, özellikle prostat kanseri riskini azaltabilmektedir. İngiltere’de yapılan kanser araştırmaları sonucu, kuzugöbeği mantarının tedavi edici özellikler sergilediğini doğrulamaktadır.

Diyabete iyi gelir: Kuzugöbeği mantarı düşük kan şekerine yardımcı olabilmektedir. Doğal bir diyabet tedavisi için kuzugöbeği mantarı tüketebilir, böylece kan şekeri düzeylerini dengede tutabilirsiniz. Elbette her zaman, diyabet tedavisine başlamadan öncesinde bir sağlık kuruluşuna danışmakta fayda vardır. (5)

Kan yapar: Eğer yeterli miktarda demir alamadığınızla ilgili endişeleriniz varsa, kuzugöbeği mantarı bu konuda size yardımcı olabilmektedir. İki adet mantarın her biri pişmemiş halde 12,9 gramdır ve bu 3 miligram demir içeriyor demektir. Bu nedenle, kuzugöbeği mantarı günlük demir ihtiyacını karşılayabilmektedir. Fakat eğer, kuzugöbeğindeki demirin vücudunuz tarafından emilmesini istiyorsanız, beraberinde vitamin C açısından zengin olan brokoli, patates gibi gıdaları da tüketmeniz doğru olacaktır.

Karaciğer sağlığını destekler: Kuzugöbeği mantarı karaciğer sağlığı için faydalı olabilmektedir. 2013 yılında yapılan bir çalışmaya göre, kuzugöbeği mantarı alkole bağlı toksisite ile mücadele edebilmektedir. Karaciğer fonksiyonları üzerinde olumlu bir etki gösterebilmektedir. Kuzugöbeği mantarı özü antioksidan özellikle göstererek karaciğer enzimlerinin yenilenmesini sağlamaktadır. (6)

D vitamini kaynağıdır: Ultraviyole ışığa maruz kalmak ciltte D vitamini üretme sürecini tetikler, çünkü D vitaminde birincil kaynak güneş ışığıdır. D vitamini genellikle bitkilerde ve gıdalarda bulunamamaktadır. Ancak, kuzugöbeği mantarı için bu durum geçerli değildir. Kuzugöbeği mantarı yüksek oranda D vitamini içermektedir. Kalsiyumun düzgün bir şekilde emilmesi için yeterli miktarda D vitaminine ihtiyaç duyulmaktadır. D vitamini özellikle kan basıncını düzenlemekte ve bağışık sistemini güçlendirmektedir.

B vitamini kaynağıdır: B vitamini biyokimyasal reaksiyonları tetikleyen enzimleri aktive etmektedir. Bu vitaminin bulunması vücuttaki önemli süreçlerde gıdadan enerjinin sağlanmasına yardımcı olmaktadır. Niasin ve B6 vitamini kalple ilişkili hastalıkların oluşmasını önlemektedir. Diğer yandan, kolesterol ve trigliserid seviyelerini de düşürmektedir. (7)

Demir ve fosfor kaynağıdır: Kuzugöbeği mantarı demir ve fosfor açısından oldukça zengindir. Bir fincan kuzugöbeği mantarı yaklaşık 8 miligram demir içermektedir. Yeterli miktarda alınan demir ise, anemi yani kansızlık hastalığını önlemeye yardımcı olmaktadır. Ayrıca vücuttaki oksijenin taşınması için kırmızı kan hücreleri oluşturmaktadır. Fosfor ise oksijeni sağlamakta, güçlü kemikler ve DNA yapılanmasında etkili bir rol almaktadır. (8)

İlaçların yan etkisinden korur: İlaçlarına yan etkilere neden olduğu bilinen bir gerçektir. Bunlar iç savunma sistemini etkileyebilmekte ve böbrek yetmezliğine neden olabilmektedir. Yapılan araştırmalarda ise, kuzugöbeği iç savunma sistemini geliştirebilmektedir. Bu durumda, çeşitli ilaçların neden olduğu toksisiteye karşı koruma sağlayabilmektedir. (9)

Eklem ağrılarını hafifletir: Bakır sertlik ve artrit ile ilgili ağrıyı hafifletmek için anti inflamatuar aktiviteler sağlamaktadır. Bağ dokusunu onararak, eklem ağrısını azaltmakta ve kas gücünü artırmaktadır. Kuzugöbeği mantarında bulunan bakır, artrit hastalarına ağrılı artrit semptomlarını azaltarak yardımcı olmaktadır.

Tiroid sağlığını destekler: Potasyum, çinko, kalsiyum ve bakır tiroid aktivitesinin düzgün işlemesi için gerekli olmakta ve aynı zamanda hipertiroidi önlemektedir. Bu minerallerin birinin yokluğu tiroid rahatsızlığından muzdarip olmaya yol açabilmektedir. Kilo alma ya da kaybı, yorgunluk, iştah kaybı, vücut ısısının değişikliği gibi sonuçlara neden olan bu durumdan korunmak için kuzugöbeği mantarı tüketilebilmektedir.

Göz sağlığını destekler: Vitamin B2 eksikliği keratokonus, katarakt ve glokom gibi göz rahatsızlıkları riskini artırabilmektedir. B2 vitamini bu göz bozukluklarını önleme yeteneğine sahiptir. Kuzugöbeği daha öncede söylendiği gibi B vitaminleri açısından oldukça zengin olduğu için bu durumda son derece faydalı olabilmektedir.

Kolesterole iyi gelir: Vitamin B3 dislipidemi hastalarında kardiyovasküler hastalık riskini azaltabilmektedir. Bu vitaminin varlığı inme, kalp krizi ve diğer kalp hastalıkları riskini artıran LDL kolesterol seviyelerini düşürmektedir. Vitamin B3 HDL kolesterol düzeylerini artırır ve trigliserid seviyelerini azaltır. Bu durumda, kuzugöbeği tüketimi kalp rahatsızlıklarını önleyerek sağlıklı bir kalbi korumak için yardımcı olmaktadır. (10)

Kuzugöbeği mantarının zararları

Alerjik reaksiyon: Kuzugöbeğine alerji varsa hafiften şişme ile kendini belli etmeye başlamaktadır. Sonrasında sindirim sistemini oldukça etkileyerek karın ağrısı, ishal, bulantı ve kusmaya neden olabilmektedir. Diğer yaygın belirtiler dudaklar, dil ya da boğazda şişme, kurdeşen, hırıltılı solunum, burun tıkanıklığı ve baş dönmesi, ağızda kaşıntı yer almaktadır. Durum anafilaksiyeye kadar gidebilmektedir. Anafilaksi, genellikle hızlı nabız, kan basıncı ve ağır baş dönmesini tetiklemektedir.

Alkol: Alkolle beraber kuzugöbeği mantarı tüketimi tepkime riskini artırabilmektedir. Çoğu zaman, alkolün doğrudan sindirim sistemine alınması alerjik belirtilerin yaşanmasını hızlandırmaktadır. Nadir durumlarda, alkol ile kuzugöbeği tüketimi baygınlığa neden olabilmektedir. Zamanı geçmiş kuzugöbeği tüketildiğinde mide-bağırsak rahatsızlığı yaşama riski artmaktadır. (11)

Tavsiyeler

Özellikle yaban kuzugöbeği mantarının yemek için güvenli olup olmadığından iyi emin olmak gerekmektedir. Yanlış kuzugöbeği mantarları olarak bilinen bazı mantarlar gerçek kuzugöbeğine benzeyebilmektedir. Fakat yanlış olan mantarlar zehirlidir. Eğer deneyimli değilseniz, öncelikle bazı talimat almadan kuzugöbeği mantarı toplamamalısınız. Deneyimli ve bu işi bilen uzmanlar tarafından toplanan mantarlar tercih edilmelidir. Asla kuzugöbeği mantarını çiğ olarak yemeyin. Pişirildiğinde ise zararlı olabilen maddeler kaybolmaktadır.

Mantarlar alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Bu yüzden, öncelikle ufacık bir parça yiyip gösterebileceği alerjik reaksiyonlar tespit edilmelidir. (12)