Hipotansiyon (Tansiyon Düşüklüğü) Nedenleri


Hipotansiyon neden olur? Gün içinde ne yaptığınıza bağlı olarak, tansiyonunuz 30-40 mmHg (hem sistolik hem de diyastolik) arasında değişebilmektedir. İşyerinde stresli bir gün geçirdiyseniz, hava durumunda sıcaklık değişiklikleri ya da öğle yemeğinde yediğiniz gıdalar bile tansiyon değerlerinizi değiştirmede etkili olabilmektedir.

Kan basıncınızı her ölçtüğünüzde, sonuçların tutarlı olmasını sağlamak için testin benzer koşullar altında yapılması son derece önemlidir. Düşük bir tansiyon değeriniz varsa, doktorunuz muhtemelen altta yatan nedenler üzerine düşünmeden önce gün boyunca nelerden etkilenmiş olduğunuzu tespit etmek için size bazı sorular soracaktır. (1)

Hipotansiyonu Tetikleyen Faktörler

Birçok faktör kalp ve dolaşımı üzerinde günlük veya bazen saatlik etkiler yaratabilmektedir. Aşağıda sıralanmış olan faktörler, kan basıncınızı etkileyebilmekte ve bazı durumlarda düşük kan basıncına yani hipotansiyona neden olabilmektedir:

Zaman: Kan basıncı gece boyunca düşmektedir, bu nedenle, sabahları hipotansiyon yaşanmaktadır.

Yaş: Kişinin yaşı arttıkça postüral, ortostatik ve postprandiyal hipotansiyon olasılığı da artmaktadır, ancak, genellikle yaşlı insanlarda tansiyon yüksekliği görülmektedir.

Stres: Kendinizi ne kadar stressiz veya rahat hissederseniz, kalp atış hızınız da o kadar artarak normale dönmektedir, ancak eğer aşırı stres altındaysanız, bu durum hipotansiyonu tetikleyebilmektedir. (2)

Egzersiz: Egzersizin başlangıcında egzersiz yapmak kan basıncınızı artıracaktır, ancak sağlıklı ve düzenli egzersiz yapıyorsanız, dinlenirken hipotansiyon ortaya çıkabilir.

Sıcaklık: Hava soğuk olduğunda veya vücudunuz soğuğa maruz kaldığınsa kalp atışı yavaşlamaktadır, sonuç olarak da hipotansiyon ortaya çıkmaktadır.

Yeme düzeni: Eğer öğün atladıysanız ya da yeterli miktarda yemek yemediyseniz, mide tüm besinleri sindirim için kullanacaktır, bu durum da hipotansiyonu tetiklenebilmektedir. (3)

Altta Yatan Hipotansiyon Nedenleri

Yukarıda sıralanmış olan günlük faktörler değiştiğinde bile hipotansiyon yaşamaya devam ediyorsanız, altında yatan başka bir neden olabilir. Bazı olasılıklar şöyle açıklanmaktadır: (4)

İlaçlar

Bazı ilaçlar bir yan etki olarak hipotansiyona neden olabilmektedir. Ortostatik veya postüral hipotansiyon (ayakta veya konum değiştirdiğinizde ortaya çıkan düşük tansiyon) eğilimi daha yüksektir. Hipotansiyona neden olabilecek ilaç örnekleri şunları içermektedir:

  • Beta blokerleri – kalp ya da hipertansiyon ile ilgili bir sorun sonrasında (yüksek tansiyon) kullanılmaktadır
  • Alfa blokerler – bu ilaçları hipertansiyonu olan kişiler için daha düşük kan basıncını sağlamak için kullanmaktadır
  • Bazı antidepresanlar

Doktorunuz size bu ilaçları reçete ederken sizi olası yan etkileriyle ilgili bilgilendirecektir. Hipotansiyon riski altındaysanız ve yine de ilacı alma durumunuz varsa, kan basıncı seviyeleriniz dikkatle takip edilmelidir. (5)

Ciddi Hastalıklar veya Durumlar

Akut (kısa süreli) bir hastalığınız varsa, kan basıncınız düzenli olarak ölçülmelidir çünkü hastalığın seyriyle ilgili bilgi verebilmektedir. Kalp yetmezliği veya kalp krizi gibi bir kalp rahatsızlığı olması durumunda da hipotansiyon ortaya çıkabilmektedir, çünkü kalp vücudunuza kan pompalamaya çalışırken sorunlar yaşayabilmektedir. (6)

Otonomik Bozukluklar

Otonomik bozukluklar otonom sinir sistemini etkilemektedir. Sonuç olarak da hipotansiyon ortaya çıkabilmektedir. Otonom sinir sistemi sinir sisteminin bir parçasıdır.

Otonomik sinir sistemi ayrıca kan damarlarının genişlemesini ve daralmasını kontrol etmektedir. Bununla ilgili bir sorun varsa, kan damarları çok geniş kalabilmekte ve bu durum hipotansiyona neden olabilmektedir. Otonomik bozukluklar özellikle ortostatik hipotansiyona neden olma eğilimindedir. (7)

Otonom bozukluklar için bazı örnekler şunlardır:

  • Diyabet – kanda bulunan aşırı miktardaki glukoz (şeker) nedeniyle ortaya çıkan uzun süreli (kronik) bir durum
  • Parkinson hastalığı – beynin vücut hareketlerini koordine etme biçimini etkileyen kronik bir durum
  • Çoklu sistem atrofi – beynin kaslara sinyaller vermesine ve hareketten sorumlu ekstremitelerin bozulmasına neden olan bir bozukluk (8)

Adrenal Bezler

Adrenal bezler, böbreklerinizin hemen üstünde bulunan iki küçük bezdir. Kan basıncını kontrol eden, vücuttaki tuz ve su dengesini koruyan hormonlar üretmektedirler.

Adrenal bezler hasar gördüğü zaman (örneğin bir enfeksiyon veya bir tümör) aldosteron isimli hormonun üretimi azalır ve neticesinde vücutta tuz kaybı yaşanır. Sonuç olarak, sıvı kaybı nedeniyle hipotansiyon tetiklenir. (9)

Ciddi Yaralanmalar ve Şok

Ciddi yaralanmalar veya yanıklar yüzünden kan kaybı yaşanırsa hipotansiyon ortaya çıkabilir çünkü vücuda pompalanan kan miktarı azalmaktadır. Ciddi bir yaralanma sonrasında şoka girdiğinizde de hipotansiyon yaşanabilir.

Hipotansiyona neden olan diğer şok tipleri şunlardır:

  • Septik şok ve toksik şok sendromu: Septik şok ve toksik şok sendromu bakteriyel enfeksiyonlardan kaynaklanmaktadır. Bu durumda, bakteriler kan damarlarının duvarlarına saldırmaktadır.
  • Anafilaktik şok: Anafilaktik şok veya anafilaksi, yaban arısı sokması veya yer fıstığı gibi alerjiler sonucu ortaya çıkan bir reaksiyondur.
  • Kardiyojenik şok: Kardiyojenik şok, kalp vücuda yeterli miktarda kan temin edemediğinde ortaya çıkmaktadır. (10)

Diğer Nedenler

Hipotansiyonun diğer olası nedenleri şunlardır:

Seyrek sinir koşulları: Bacaklardaki sinirler etkilenirse, ayağa kalkıldığında (postural veya ortostatik hipotansiyon) kan basıncında ciddi bir düşüş yaşanabilmektedir.

Artan yaş: Kişi yaş aldıkça arterler sertleşebilmektedir. Bu nedenle, özellikle ayağa kalkıldığında kan basıncı düşebilir.

Hamilelik: Hamileliğin erken ve orta evrelerinde hipotansiyon oldukça yaygındır.

Uzun süreli yatak istirahati: Hipotansiyon, daha az hareket edildiğinde ve genel olarak daha az sinir sistemi aktivitesi olduğunda ortaya çıkabilmektedir.

Dehidratasyon: Kusma ve ishale bağlı şiddetli dehidrasyon yaşandığında hipotansiyon düşebilmektedir, çünkü vücuttaki su ve tuz eksikliği kanın hacmini azaltmaktadır.

Genler: Bazı araştırmalar hipotansiyonun genetik olduğunu öne sürmektedir. (11)

Hipotansiyon (Tansiyon Düşüklüğü) Nedir?

Kalp, kan damarları vasıtasıyla vücuda kan pompalamaktadır. Kan basıncı, pompalama kanın arter duvarlarına uyguladığı kuvvet miktarıdır. Kan basıncı, pek çok nedene göre değişebilmektedir.

Hipotansiyon veya düşük kan basıncı, vücudun etrafında dolaşan kan basıncının normalden düşük veya çevresel koşullar göz önüne alındığında beklenenden düşük olduğu anlamına gelmektedir. Bununla birlikte, bu durum kişiden kişiye göre değişmektedir. Yani kişi fiziksel koşullar göz önüne alındığında, diğer insanlara göre daha düşük kan basıncına sahip olurken, aynı zamanda diğer insanlardan daha sağlıklı olabilmektedir.

Düşük kan basıncı yani hipotansiyon, her ne kadar kontrol altına alınabilen bir problem olsa da, vücut üzerinde olumsuz bir etkisi yaratabilmektedir. Örneğin, kişi hipotansiyona maruz kaldıysa, yaşamsal organlar (özellikle beyin), oksijen ve besin maddelerinden yoksun kalabilir. (12)

Hipotansiyon (Tansiyon Düşüklüğü) Belirtileri

Hipotansiyon nasıl anlaşılır? Hipotansiyon başlangıcı ve sonrası belirtileri şunları içerebilmektedir:

  • Bulanık görme
  • Karışıklık
  • Baş dönmesi
  • Bayılma (senkop)
  • Baş dönmesi
  • Mide bulantısı veya kusma
  • Uyuklama
  • Zayıflık (13)

Hipotansiyon (Tansiyon Düşüklüğü) Tedavisi

Hipotansiyon nasıl geçer? Tedavi, sahip olduğunuz hipotansiyonun türüne ve belirtilerin şiddetine bağlı olarak değişmektedir. Tedavinin amacı, belirtileri gidermek için kan basıncını normale döndürmektir. Bir başka amaç ise altta yatan ve hipotansiyona neden olan durumu tedavi etmektir.

Tedavinin olumlu bir sonuç vermesi yaşa, genel sağlık durumuna ve güce bağlıdır. Sağlıklı bir insanda, belirtiler olmaksızın düşük kan basıncı genellikle bir sorun olarak görülmemektedir ve herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmamaktadır.

Hipotansiyon belirtileriniz varsa, hemen oturmanız veya yatmanız gerekmektedir. Ayaklarınızı kalbinizin seviyesine çıkarabilirsiniz. Hipotansiyon belirtileriniz kendiliğinden kaybolmazsa, tıbbi yardım istemelisiniz. (14)

Hipotansiyon İçin Hangi Doktora Gidilir?

Başlangıç olarak, aile hekiminiz hipotansiyonu teşhis ve tedavi etmeye yardımcı olabilmektedir. Gerekli olduğu takdirde, bir kalp sağlığı uzmanına (kardiyolog), böbrek sağlığı uzmanına (nefrolog) ve beyin ve sinir uzmanına (nörolog) başvurabilirsiniz. (15)