Folik asidin faydaları nelerdir?


Folik asit ya da folat ayrıca B9 (M vitamini) olarak bilinen vitaminin kimyasal adıdır. Folik asit, vitamin B kompleksindeki sekiz adet vitaminden biridir. Tüm B vitaminleri gibi, folik asit sinir sisteminin sağlığını korumak, yağ ve karbonhidratı işlemek için önemli bir rol oynamaktadır. (1)

Folik asit olarak da bilinen B9 vitamini kalp rahatsızlıkları, felç, kanser ve doğum kusurlarının önlenmesi için son derece önemlidir. Aynı zamanda kas ve hücrelerin geliştirilmesinde, hemoglobin oluşumunda hatta zihinsel ve duygusal bozukluklarda etkili olabilmektedir.

Folik asit suda çözünen vitamin ailesine aittir. Rutin diyet programlarına dâhil edilen bir vitamindir. İnsan vücudu temelde bu vitamini hazırlanma yeteneğine sahiptir ve daha sonra karaciğerde depolamaktadır. İnsan vücudu bu vitamini günlük gereksinimler için kullanmakta, fazla olarak kalanı ise vücuttan dışarı atmaktadır. Enerji üretimi de dâhil olmak üzere vücudun en hayati fonksiyonları için son derece gereklidir. (2)

 Folik asidin sağlığa faydaları

Folik asidin sağlığa faydaları

Hamilelik için faydalıdır: Folik asit diğer adıyla folat hamile kadınlarda önemli bir rol oynamaktadır. Bu asit fetal gelişimi için gereklidir. Erken gebelik döneminde folat eksikliği nöral tüp defektlerine yol açabilmektedir. Bu durum gebeliğin sonlandırılması gibi istenmeyen durumlara yol açabilmektedir. Yapılan çalışmalarda ise folik asit tüketiminin bu durumların oluşma riskini yüzde 50 oranında azalttığı görülmüştür.

Felç riskini azaltır: Homosistein kalp için zararlıdır, felç riskini artırmaktadır. Homosistein ya da hiperhomosisteinemi bir fazlalığı, methionin homosistein metabolizmasındaki bir arızadan kaynaklanmaktadır. Bu durum kan damarı hasarı ve kan pıhtılaşmasının artması ile sonuçlanmaktadır. Folik asit koruma sağlayarak felcin oluşmasını engellemeye yardımcı olmaktadır.

Kolesterolü düşürür: Polonya’da yapılan bir çalışmaya göre, folik asit takviyesi normal kolesterol seviyesini yükseltmektedir. Kolesterol rahatsızlığı olan kişiler üzerinde yapılan araştırmada, düzenli folik asit tüketiminin LDL olarak bilinen kötü kolesterol seviyelerinde önemli azalmalar görülmüştür. Sonuçların azaltılmış homosistein düzeyleri ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. (3)

Kalp sağlığını korur: Folik asit vitamin B12 olarak da bilinmektedir. Bu asitler methionin ve homosisteine yardımcı olmaktadır. Folik asit olmadan, homosistein düzeyleri normalde farklı olmakta ve kan pıhtılaşmalarına neden olmaktadır. Bu durumda kardiyovasküler hastalıklara neden olmaktadır. Çalışmalarda, kalp hastalıklarına neden olan homosistein seviyelerini folik asidin düşürebildiği görülmüştür.

Alzheimer hastalığını önler: Yapılan çalışmalarda, folik asidin Alzheimer hastalığının gelişme riskini azalttığı görülmüştür. Düzenli olarak, hem gıda hem de besin takviyeleri olarak folik asit alımının Alzheimer gelişme riskini önemli ölçüde azalttığı belirtilmektedir. Folik Asit, aynı zamanda yaşlılık ile bağlantılı genel hafıza kaybının önlenmesi önemli bir rol oynayabilmektedir.

Diyabete iyi gelir: Folik asit trigliserid dağılımına yardımcı olabilmektedir. Trigliserid enerji için kullanılan ve kanda bulunan yağ tipidir. Tip 2 diyabet, kandaki trigliserid düzeyinin yüksek olmasıyla ilişkilidir. Yapılan çalışmalarda, folik asit alımının diyabeti etkilediği görülmüştür. (4)

Doğurganlığı artırır: Geleneksel olarak hamile kadınlara önerilen folik asit, bilim adamları tarafından erkeklere doğurganlığı artırmak için de tavsiye edilmektedir. 722 ve 1150 mikrogram arasında tüketilen folik asit erkeklerde çocuk sahibi olma ihtimalini yüzde 20-30 oranında artırmaktadır.

Depresyonla mücadele eder: Folik asidin bir diğer faydalarından biri ruh sağlığının düzenlenmesinde rol oynayabilecek olmasıdır. Bu durum depresif kişilerde daha fazla miktarda bulunan homosistein seviyelerini azaltmaktadır. Sınırlı klinik araştırmalar folik asidin geleneksel olarak antidepresan tedavisi için bir alternatif olduğunu göstermektedir. (5)

Kırmızı kan hücrelerinin üretimini destekler: Folik asit kırmızı kan hücrelerinin ve eritrositlerin geliştirilmesinde önemlidir. Bu bileşiğin olmaması kansere karşı bedeni hassas hale getirmektedir. Buna ek olarak, vücudun savunma mekanizması için önemli olan beyaz kan hücrelerine folat katkı sağlamaktadır. (6)

Kanserle mücadele eder: Kanser tamir edilemeyecek olan DNA hasarı ile ilişkilidir. Yapılan çalışmalarda, düşük folik asit oranlarının servikal, yemek borusu, beyin de dâhil olmak üzere çeşitli kanser türlerine sahip olan kişilerde de olduğu gözlemlenmiştir. Folik asit, DNA ve RNA sentezinde bir koenzim olarak rol oynadığı için, sağlıklı hücre bölünmesi ve çoğalması için önemlidir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir: Beyaz kan hücrelerinin düzgün üretimi ve işlevine folik asit yardımcı olmaktadır. Beyaz kan hücreleri vücudun askerleridir. Bu hücreler yabancı maddelere karşı koruyucu olarak görev yapmaktadır. Vücuttaki beyaz kan hücreleri sayısının yüksek olması bir sağlık göstergesi olarak kabul edilmektedir. (7)

Folik asidin cilt ve saça olan faydaları

Folik asit, vücudun büyümesi için çok gerekli olan vitamin türlerinden biridir. Gıdalar ve takviye ürünlerle kolaylıkla temin edilebilmektedir. Folik asit açısından zengin besinler tüketirseniz, sağlığa olan pek çok yararından faydalanabilirsiniz. Folik asidin cilt ve saç sağlığına olan faydaları ise şöyle sıralanmıştır:

  • Eğer folik asit düzenli miktarda alırsanız, saçlarınız çabucak artacaktır. Saç dökülmesi veya alopesi olarak bilinen durumun tedavisinde çok etkilidir. Saç dökülmesi yaşanıyorsa, folik asit eksikliğiyle bağlantılı olabilmektedir.
  • Aslında, B vitaminleri saç büyümesini teşvik etmektedir. Bu vitaminler enerji artırmak ve vücudun sağlığını geliştirmek için etkilidir. Saçlar yeteri miktarda vitamin ve mineral aldığında daha hızlı büyümektedir. Folik asit dokuların ve hücrelerin büyümesini desteklemektedir.
  • Akne en sık görülen cilt koşullardan biridir ve oldukça rahatsız edicidir. Aslında, folik asit eksikliği akne oluşumunun nedeni olabilmektedir. Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan folik asit, metabolizmayı hızlandırmaktadır. Yapraklı sebzeler, tahıllar, kuru fasulye, yumurta, meyve ve meyve suları gibi besinlerle daha fazla folik asit alabilirsiniz.
  • Eğer daha uzun ve daha güzel tırnaklara sahip olmak istiyorsanız, folik asit alımı tırnakları daha sağlıklı ve güçlü hale getirebilmektedir. Folik asit yeni dokular ve hücrelerin yapımına destek olarak tırnakların büyümesini teşvik etmektedir.
  • Folik asit eksikliği saçın beyazlamasına neden olabilmektedir. Kırmızı kan hücrelerinin azlığı anemiyi tetiklemektedir. Eğer yeterince folik asit alınırsa, kırmızı kan hücreleri normal oranlara dönecektir. Dahası, bu vitamin gibi kellik, alopesi ve diğer saç sorunlarını önleyebilmektedir. Bazı folik asit yönünden zengin besinler mantar, portakal, kırmızı dolmalık biber, börülce, ahududu, avokado, kuşkonmaz, enginar, papaya, mercimek, ıspanak olarak sıralanmaktadır.
  • Folik asit cilt sağlığı için önemlidir. Yeterli miktarda folik asit alınmadığında cilt kuruluğu gözlemlenebilmektedir. Sağlıklı bir cilde sahip olmak için folik asit içeren besinler tüketmekte fayda vardır. (8)

Folik asidin zararları

Folik asit ağız yoluyla alındığında ya da vücuda enjekte edildiğinde güvenli olarak kabul edilmektedir. Çoğu sağlıklı yetişkin günlük olarak 1000 mikrogramdan az folik asit tükettiğinde bir yan etkiyle karşılaşmamaktadır.

Yüksek dozlarda, uzun vadede ağız yoluyla alındığında folik asit güvenli değildir. Yüksek dozlarda alındığında karın krampları, ishal, döküntü, uyku bozuklukları, sinirlilik, konfüzyon, bulantı, mide rahatsızlığı, davranış değişiklikleri, deri reaksiyonları, nöbetler, gaz, heyecanlanma ve diğer yan etkilere neden olabilmektedir.

Hamilelik ve emzirme: Hamilelik ve emzirme döneminde uygun miktarlarda ağız yoluyla alındığında folik asit güvenlidir. Günlük olarak, 300-400 mikrogram folik asit genellikle hamilelik sırasında doğum kusurları önlemek için kullanılmaktadır.

Damar daralması (anjiyoplasti): Folik asit damar daralması yaşayan kişiler tarafından kullanılmamalıdır.

Kanser: Erken araştırmalar, günlük olarak 800-1000 mikrogram folik asit alınmasının kanser riskini artırabileceğini düşündürmektedir. Daha fazlası bilinene kadar, kanser geçmişi olan insanlar folik asidi yüksek dozda almaktan kaçınmalıdır.

Kalp hastalığı: Yapılan bazı araştırmalara göre, aşırı folik asit tüketimi durumunda kalp krizi geçmişi olan kişilerde risk oluşturduğu düşünülmektedir.

Nöbet bozukluğu: Özellikle yüksek dozlarda folik asit takviyesi almak, nöbet bozuklukları olan kişilerde nöbetleri daha kötü hale getirebilmektedir. (9)

Tavsiyeler

Folik asit açısından zengin olan besinler şöyle sıralanmıştır:

  • Koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, kara lahana, marul gibi)
  • Kuşkonmaz
  • Brokoli
  • Turunçgiller ( papaya, greyfurt, çilek, portakal, ahududu gibi)
  • Fasulye, bezelye ve mercimek
  • Avokado
  • Bamya
  • Kabak
  • Brüksel lahanası
  • Tohumlar ve fındık (ay çekirdeği, fıstık, keten tohumu, badem gibi)
  • Karnabahar
  • Pancar, kereviz
  • Mısır
  • Havuçlar (10)