AIDS Tedavisi


AIDS nasıl geçer? HIV veya AIDS hastalığının herhangi bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak, uygulanan bazı tedavi yöntemleri hastalığın seyrini yavaşlatmaya yardımcı olabilmektedir. HIV virüs ile enfekte olmuş bir kişiye uzun ve nispeten sağlıklı bir yaşam sürme fırsatı verilebilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Haziran 2013 yılında yayınladığı talimatlara göre, daha önce yapılmış HIV antiretroviral tedavisi hayati önem taşımaktadır. Bu tedavi yöntemi yaşam kalitesini arttırmakta, yaşam süresini uzatmakta ve bulaşma riskini azaltmaktadır.

Günümüzde halen HIV için aşı veya tedavi yöntemi bulunmasa da, tedaviler çok daha etkili ve faydalı hale getirilmiştir. Hastalar genel sağlıklarını ve yaşam kalitelerini günlük olarak aldıkları bir hapla iyileştirebilmektedir. (1)

Acil HIV Hapları (Temas Sonrası Profilaksi)

Kişi, son 72 saat içinde (3 gün) virüse maruz kaldığını düşünüyorsa, TSP (temas sonrası profilaksi) adı verilen anti-HIV ilaçları, enfeksiyonu durdurmaya yardımcı olabilir. Virüsle temastan sonra tedavinin mümkün olan en kısa zamanda yapılması gerekmektedir.

TSP, 4 hafta, toplam 28 gün süren ve çok zorlayıcı olan bir tedavidir. Rahatsız edici yan etkilere (ishal, mide bulantısı ve baş ağrısı) neden olabilmektedir. (2)

Kişiye HIV pozitif bir teşhis konduktan sonra, tedaviye başlamadan önce virüsün ilerleyişini izlemek için düzenli kan testleri yaptırılmalıdır. Terapi, kandaki HIV’in seviyesini azaltmak için tasarlanmıştır ve pek çok yararı bulunmaktadır.

HIV, antiretroviral ilaçlarla tedavi edilmektedir. Bu tedavi yöntemi, HIV enfeksiyonunu ve virüsün vücuda yayılmasını yavaşlatmaktadır. Genellikle, hastalar HAART (yüksek derecede aktif antiretroviral tedavi) veya cART (kombine antiretroviral tedavi) adı verilen ilaçların kombinasyonunu almaktadır. (3)

HIV tedavisi genellikle kalıcıdır ve ömür boyu sürmektedir. HIV tedavisi rutin dozajlara dayanmaktadır. Haplar düzenli olarak, her seferinde alınmalıdır. Her sınıf antiretroviral ilaçların farklı yan etkileri bulunmaktadır ancak bulantı, yorgunluk, ishal, baş ağrısı, deri döküntüleri veya huysuzluk gibi olası yan etkiler olabilmektedir. (4)

Tamamlayıcı veya Alternatif Tıp

Yaygın olarak kullanılmasına rağmen, bitkisel ilaçlar gibi alternatif tamamlayıcı ilaçların etkili olduğu ispatlanmamıştır. Bazı sınırlı çalışmalara göre, mineral veya vitamin takviyesi genel sağlığa faydalı olabilmektedir. Bu seçeneklerin bazıları, hatta vitamin takviyeleri bile, antiretroviral ilaçlarla uyuşturucu etkileşimlere girebileceğinden, hastaların herhangi bir alternatif tedavi yöntemine başvurmadan önce kesinlikle doktorlarına danışmaları gerekmektedir. (5)

HIV veya AIDS Hastalığından Korunma Yöntemleri

HIV virüsünün bulaşmasını engellemek için uygulanabilecek yöntemler şunlardır:

Korunmasız cinsel ilişki: Prezervatif kullanmadan cinsel ilişkiye girmek, kişide HIV ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yakalanma riski yaratmaktadır. HIV, korunmasız cinsel ilişkiye girildiğinde kolayca yayılabilmektedir.

İlaç suiistimali ve iğne paylaşımı: İntravenöz ilaç kullanımı, gelişmiş ülkelerde HIV’in bulaşmasında önemli bir nedendir. Ortak kullanılan iğneler, kullanıcıları HIV’e ve hepatit C gibi diğer virüslere maruz bırakmaktadır. İğne değiştirme programları gibi stratejiler, uyuşturucu suiistimallerinin neden olduğu enfeksiyonları azaltmak için kullanılmaktadır. Birisinin bir iğne kullanması gerekiyorsa, bu iğnenin temiz, kullanılmamış, paylaşılmamış bir iğne olması gerekmektedir. (6)

Vücut sıvılarına maruz kalma: HIV’i taşıyan vücut sıvılarına maruz kalmayı engellemek hastalıktan korunmaya yardımcı olabilmektedir. Sağlık çalışanları her zaman eldiven, maske, koruyucu gözlük, kalkan ve önlük kullanmalıdır. Kan veya diğer vücut sıvılarına temas ettikten hemen sonra cildin sık sık yıkanması enfeksiyon olasılığını azaltabilmektedir.

Hamilelik: Bazı antiretroviral ilaçlar, doğmamış çocuğa zarar verebilir. Ancak etkili bir tedavi planı, annenin bebeğe HIV bulaştırmasını önleyebilmektedir. Bebeğin sağlığını korumak için önlemler alınmalıdır. Sezaryenle doğum yapılması gerekebilir. HIV ile enfekte anneler emzirilmemelidir.

Eğitim: AIDS hastalığı ve korunma yöntemleri hakkında sağlık eğitimi verilmesi riskli davranışları azaltmada önemli bir faktördür. (7)

HIV veya AIDS Hastalığını Yönetmek

Uyum: HIV tedavisi, hasta ilaçları zamanında kullanmaya kararlıysa oldukça etkili olabilmektedir. Birkaç doz bile atmak tedaviyi tehlikeye atabilmektedir. Tedavi planı hastanın yaşam tarzı ve takvimine uyacak şekilde günlük olarak programlanmalıdır.

Genel Sağlık: Hastanın ilaçlarını düzenli olarak alması çok önemlidir, ancak, aynı zamanda genel sağlığı iyileştirmek için düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve sigarayı bırakma gibi yöntemlere de başvurulmalıdır. (8)

Ek önlemler: HIV virüsünü taşıyan kişiler olası enfeksiyonlara karşı daha dikkatli olmalıdır. Hayvanların etrafında iken dikkatli olunmalıdır, kedi tuvaleti ve hayvan dışkısı ile temastan kaçınmalıdır. Ellerin titiz ve düzenli yıkanması oldukça önemlidir.

Uzun süreli durum: HIV, kalıcı bir durumdur ve bu nedenle hastalar sağlık ekibi ile düzenli temas halinde olmalıdır. Tedavi planı düzenli olarak gözden geçirilmelidir.

Psikolojik yardım: AIDS ve HIV hakkında oldukça yanlış yargılar bulunmaktadır. Bu durum, hastayı sosyal ve çalışma hayatından uzak kalmaya yönlendirmektedir. Hem HIV taşıyıcısı olma psikolojisi hem de toplumun tutumu hastayı depresyona sürükleyebilmektedir. Bu nedenle, hastanın psikolojik yardım da alması oldukça faydalı olacaktır. (9)

AIDS İçin Hangi Doktora Gidilir?

AIDS hastalığı teşhisi ve tedavisi için bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz. (10)

AIDS Nedir?

Edinilmiş immün yetmezlik sendromu yani AIDS, insan immün yetmezlik virüsünün (HIV) neden olduğu, potansiyel olarak hayatı tehdit eden kronik bir hastalıktır. Bağışıklık sistemine zarar veren HIV, vücudun hastalığa neden olan organizmalarla savaşma kabiliyetine etki etmektedir.

HIV cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Ayrıca, enfeksiyonlu kanla temas yoluyla veya hamilelik, doğum veya emzirme döneminde anneden çocuğa bulaşarak da yayılabilmektedir. Tedavi uygulanmıyorsa, HIV’in bağışıklık sistemini zayıflatması ve AIDS’e dönmesi yıllar alabilmektedir.

HIV / AIDS için herhangi bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır, ancak hastalığın ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlatabilen ilaçlar vardır. Bu ilaçlar birçok gelişmiş ülkede AIDS ölümlerini azaltmaktadır. Fakat HIV, Afrika, Haiti ve Asya’nın bir bölümündeki nüfusu yok etmeye devam etmektedir. (11)

AIDS Belirtileri

HIV enfeksiyonu başlangıcı belirtileri ya da AIDS başlangıcı belirtileri, enfeksiyona maruz kaldıktan 2-12 hafta sonra ortaya çıkmaktadır. Bu noktada virüs bağışıklık hücrelerine hızla yerleşmeye başlamaktadır. AIDS nasıl anlaşılır? Bu sürecin belirtileri gribe benzemektedir ve şunları içermektedir:

  • İshal
  • Yorgunluk veya zayıflık
  • Ateş
  • Baş ağrısı
  • Eklem ağrısı
  • Gece terlemeleri
  • İsilik
  • Şişmiş bezler
  • Kilo kaybı
  • Uzun süre devam eden veya sık ortaya çıkmaya başlayan maya enfeksiyonları (ağız veya vajina) (12)

AIDS Nedenleri

AIDS neden olur? HIV bir virüstür. Kişiye HIV bulaştığında, virüs zayıflar ve vücudun savunma sistemine (bağışıklık sistemi) zarar verir. Neticesinde de, vücut enfeksiyonlarla mücadele edemez.

HIV’li bir kişiye, ancak bağışıklık sistemi bu durumla baş edemediği zaman AIDS tanısı konmaktadır.

Tedavi gören HIV’li insanların çoğu AIDS’i geliştirmeye devam etmemektedir, bu nedenle, AIDS terimi artık çok sık kullanılmamaktadır. Bunun yerine geç evre veya ileri HIV enfeksiyonu olarak adlandırılmaktadır. (13)