AIDS Hastalığı Nedir?


AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu), HIV adı verilen bir virüsten kaynaklanan bir hastalıktır. HIV, İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü anlamına gelmektedir. HIV enfeksiyonu günümüzde, dünya genelince oldukça ciddi bir durumdur. Dünya Sağlık Örgütü, AIDS hastalığını Pandemik (çok geniş çaplı bir salgın) hastalık olarak kabul etmektedir.

HIV virüsü, insanın bağışıklık sisteminin sağlıklı fonksiyonlarına etki eden ve onu güçsüz hale getiren bir virüstür. Sonuç olarak da, virüsün işgali nedeniyle bağışıklık sistemi ciddi şekilde bozulunca, vücut bir dizi hastalığa karşı dirençsiz bir duruma gelmektedir. AIDS, vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmasını ciddi anlamda sarsmaktadır ve vücudu Tüberküloz, Pnömoni, mantar enfeksiyonu gibi fırsatçı enfeksiyonlara karşı dirençsizleştirmektedir. (1)

HIV cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Ayrıca, enfeksiyonlu kanla temas yoluyla veya hamilelik, doğum veya emzirme döneminde anneden çocuğa bulaşarak da yayılabilmektedir. Tedavi uygulanmıyorsa, HIV’in bağışıklık sistemini zayıflatması ve AIDS’e dönmesi yıllar alabilmektedir.

HIV / AIDS için herhangi bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır, ancak hastalığın ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlatabilen ilaçlar vardır. Bu ilaçlar birçok gelişmiş ülkede AIDS ölümlerini azaltmaktadır. Ancak, halen HIV, Afrika, Haiti ve Asya’nın bir bölümündeki nüfusu yok etmeye devam etmektedir. (2)

AIDS Belirtileri

HIV enfeksiyonu ile AIDS’in pozitif tanısı yani AIDS başlangıcı arasındaki süre 2 ile 10 yılı veya daha uzun bir süreyi bulabilmektedir. Bunun nedeni, HIV ile enfekte birçok kişinin, HIV virüsü taşıdığının farkında bile olmamasıdır.

Bazı insanlar HIV’e maruz kaldıktan sonra 2-4 hafta içinde hafif grip benzeri bir hastalık geçirirken, diğerlerinde herhangi bir HIV enfeksiyonu belirtisi ortaya çıkmadan önce genelde en az 2 ile 5 yıl geçmektedir. AIDS nasıl anlaşılır? Bağışıklık sistemini tehlikeye atan AIDS belirtilerinin bazıları şunları içermektedir: (3)

  • Sık sık Candida mantarı problemleri
  • Uzun süreli yorgunluk
  • Şişmiş lenf bezleri
  • 10 günden fazla süren ateş
  • Aşırı terleme (özellikle geceleri)
  • Ağız lezyonları, yaraları, ülserleri
  • Boğaz ağrısı
  • Öksürük
  • Nefes darlığı
  • Bağırsak alışkanlıklarındaki değişiklikler
  • Kilo kaybı
  • Konuşma bozukluğu
  • Hafıza kaybı
  • Bulanık görme
  • Işık hassasiyeti
  • Görme alanında kör noktalar (4)

AIDS Nedenleri

AIDS neden olur? AIDS hastalığı HIV virüsü nedeniyle oluşmaktadır. Bu virüs, kan, anne sütü, sperm ve vajinal sekresyonlar gibi enfekte kişilerin vücut sıvılarının değişimiyle bulaşabilmektedir. AIDS hastası olan bireyler, öpüşme, kucaklaşma, el sıkışma veya kişisel eşyalar, yiyecek veya su paylaşımı gibi olağan günlük temaslarla virüsü başka insanlara bulaştırılmazlar.

HIV virüsünün bulaşmasına neden olan bazı risk faktörleri bulunmaktadır. HIV ile mücadele konusunda kişileri daha fazla risk altına sokan davranışlar ve koşullar şunları içermektedir:

  • Korunmasız cinsel ilişkiye girme
  • Kişilerin frengi, herpes, klamidya, gonore ve bakteriyel vajinoz gibi başka bir cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara sahip olması
  • kirli iğnelerin, enjektörlerin ve diğer enjeksiyon ekipmanlarının ya da ilaç solüsyonlarının ortak kullanımı
  • güvenilir olmayan enjeksiyonlar, kan nakli, doku nakli, steril olmayan kesme veya piercing içeren tıbbi prosedürler
  • Sağlık çalışanları arasında kazara iğne batması yaralanmalarının yaşanması (5)

AIDS Tedavisi

AIDS nasıl geçer? AIDS için bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır, ancak, ilaçlarla ve alınan diğer önlemlerle hastalığın ilerleme hızlı yavaşlatılabilir. HIV için en etkili tedavi antiretroviral tedavidir, bunlar vücudunuzdaki virüs miktarını kontrol etmeyi amaçlayan çeşitli ilaçların birleşimidir.

Diğer adımlar şunları içerir:

  • Doğru gıdaları yiyerek, sigarayı bırakarak ve enfeksiyonlardan nasıl kaçınacağınızı öğrenerek bağışıklık sisteminizi güçlü tutmaya çalışın.
  • Virüsün bağışıklık sisteminiz üzerindeki etkisini kontrol etmek için CD4 + (beyaz kan hücreleri) sayımlarınızı düzenli olarak takip ettirin.
  • HIV taşıyıcısı olmayla birlikte gelen güçlü duygular ve stresle baş etmenize yardımcı olması için bir danışmandan yardımcı alın. (6)

AIDS İçin Hangi Doktora Gidilir?

AIDS hastalığı teşhisi ve tedavisi için bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz. (7)

AIDS Hastalığına Ne İyi Gelir?

AIDS Hastalığı Bitkisel Tedavisi

Sarımsak: Sarımsak iyileştirici bir güce sahiptir. Bunun nedeni güçlü bir antiviral, antioksidan ve antiinflamatuar bitki olmasıdır. Tüm bu özellikler AIDS hastalığına yardımcı olabilmektedir. Bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve zararlı toksinleri vücuttan atmaktadır.

Havuç: AIDS hastalığı durumunda havuçtan ve havuç suyundan yararlanılabilir. Havuç güçlü besin değerleri ve antioksidanlarla yüklüdür. Sadece vücuda besin takviyesi yapmakla kalmaz, aynı zamanda, vücuttaki zararlı toksinlerle mücadele ederek bağışıklık sistemine destek olur. (8)

Soğan: Soğan, quercetin (kuersetin) açısından oldukça zengin olmasıyla tanınmaktadır. Bu nedenle, oldukça güçlü bir antioksidandır. Bağışıklık sistemi fonksiyonlarının daha iyi çalışmasına yardımcı olmaktadır. Soğan, virüsler ve diğer enfeksiyonlarla da savaşabilmektedir.

Yeşil çay: Yeşil çay, büyük bir antioksidan aktiviteye sahip olan flavonoidler ile yüklüdür. Bunlar metabolizmanın düzgün çalışmasına destek olmaktadır. Aynı zamanda, bağışıklık sistemine saldıran HIV virüsü ile mücadele etmeye yardımcı olmaktadır. (9)

Elma sirkesi: Elma sirkesi vücudun pH sistemini dengeleme konusunda oldukça yetenekli ve etkilidir. Bu da, HIV enfeksiyonu ile mücadele etmeye yardımcı olmaktadır. Elma sirkesi bağışıklık sistemini destekleyen çeşitli besin maddelerini de içermektedir.

Hindistan cevizi yağı: Hindistan cevizi yağı etkili bir antiinflamatuar ve antibakteriyel ajandır. Her gün kullanılan hindistan cevizi yağı, altta yatan enfeksiyonu ortadan kaldırmaya yardımcı olur ve genel bağışıklık sistemi sağlığını destekler. (10)

Zeytinyağı: Zeytinyağı, kalp rahatsızlığına karşı koruyucu tekli doymamış yağ asitleri açısından zengin, mükemmel bir besindir. Zeytinyağı kesinlikle HIV / AIDS’le yaşayan insanlar için sağlıklı beslenmeye olumlu katkıda bulunmaktadır. Aynı zamanda, bağışıklık sistemine de destek olmaktadır. Faydaları için sızma ve doğal olan zeytinyağı tercih edilmelidir. (11)

Ginseng, Ekinezya, Kudret Narı: Bitkisel ilaçlar mutlaka dikkatli kullanılmalıdır. Bu yöntemlerin HIV tedavisinde kullanılmasını destekleyecek yeterli bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Bununla birlikte, bazı bitkiler HIV’li insanlarda bağışıklığı sistemini artırmaya destek olabilmektedir. Bu bitkiler arasında ekinezya, ginseng ve kudret narı bulunmaktadır. Diğer bitkiler geleneksel HIV tedavileri ile etkileşime girme riski taşıyabilmektedir.

Bitkisel ilaçlar kullanıyorsanız doktorunuza bildirin. Bu şekilde yan etkiler ve ilaç etkileşimleri için durumuzu değerlendirebilir. (12)

AIDS Hastalığı Evde Tedavi Yöntemleri

Diyet

AIDS hastalığı bağışıklık sistemini tehlikeye atmaktadır. Bu nedenle, düzenli ve dengeli bir beslenme programı bağışıklık sistemini güçlendirmeye destek olmaktadır. Diyet programı aşağıdakileri oluşturabilmektedir:

Bol miktarda meyve ve sebze yiyin: Bağışıklık sistemini koruyan antioksidanlar açısından oldukça zengindirler. Bu amaca ulaşmanın en kolay yolu ise her öğünde meyve ve sebzelerle tabağınızın yarısını doldurmaktır. En fazla vitamin ve minerali elde etmek için çok çeşitli gıdalar yiyin.

Tahıllardan yararlanın: Nişastalı karbonhidratlar vücudunuza enerji vermektedir. Bunlar arasında kepekli karbonhidratlar, kahverengi pirinç ve kepekli ekmek bulunmaktadır.

Sağlıklı proteinleri tercih edin: Vücudunuz proteini kas ve kuvvetli bir bağışıklık sistemi oluşturmak için kullanmaktadır. Yağsız et, tavuk, yumurta, fasulye ve fındık gibi az yağlı seçenekleri tercih edin. Kilolu veya HIV’in ileri bir aşamasında daha fazla protein tüketmeniz gerekebilir. Doktorunuz sizin için doğru miktarı bulmanıza yardımcı olacaktır.

Şekeri ve tuzu sınırlayın: Virüs ya da tedavisi nedeniyle HIV, kalp rahatsızlığı alma riskinizi yükseltmektedir. Ayrıca günde 2,300 miligramdan fazla sodyum almamalısınız.

Sağlıklı yağlar alın: Yağ, enerji sağlar, ancak kalorisi de yüksektir. Kilo almaya çalışmıyorsanız, öğünlerinizi sağlıklı şekilde sınırlandırabilirsiniz. Bu sağlıklı seçenekler, kabuklu kuru yemişler, bitkisel yağlar ve avokado olabilir.

Bol su için: Vücudunuzun aldığınız herhangi bir ilaçla başa çıkmasına yardımcı olmak için bol miktarda sıvı tüketin. Kusuyorsanız veya ishaliniz varsa, her zamankinden daha fazla içmeniz gerekecektir. (13)